YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11369
KARAR NO : 2009/13986
KARAR TARİHİ : 01.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan davada … Köyü 9 parsel sayılı 1740 m2 yüzölçümündeki davalıların murisi adına tapuya kayıtlı olan taşınmazın yörede yapılan orman kadastro çalışmasında 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığını belirterek tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptaline ve 2/B niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Yörede 1962, 1972 ve 1989 yıllarında yapılan orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1962 ve 1972 yıllarında yapılan ve kesinleşen orman kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmaz orman sınırları içinde bırakılmış, 1989 yılında yapılan ve kesinleşen aplikasyon işlemi sırasında da yine orman sınırları içinde gösterilmiş, ancak orman niteliğini yitirdiği kabul edilerek 2/B madde uygulamasına konu edilerek Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. 1970’li yıllarda yapılan arazi kadastrosunda ise, taşınmazın daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, hata sonucu ikinci kere kadastrosu yapılarak kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1962 ve 1972 yıllarında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 1989 yılında yapılan orman kadastrosu ve aplikasyon ile 2/B madde uygulamasında ise 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y 934-İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931-İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalıların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 01/10/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.