Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/11370 E. 2009/14842 K. 15.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11370
KARAR NO : 2009/14842
KARAR TARİHİ : 15.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … … 02.11.1998 tarihli dilekçesiyle murisi adına kayıtlı eski tarihli tapu kaydı kapsamında kalan … Köyü, … mevkiinde bulunan 30668 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman ile ilgisi olmadığı ve … köyü idari sınırları içinde olduğu halde, … köyünde 1990 yılında yapılıp, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığını, yasaya aykırı bu işlemin iptalini istemiş, yargılama sırasında Nisan 1322 tarih ve 37 sıra numaralı tapu kaydı çevrisi fotokopisine dayanmıştır.. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kadına tutunularak on yıllık sure dahi geçtikten sonar açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve orman kadastro tutanak ve haratilarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi ve … elemanı bilirkişi rapor ve krokileriyle çekişmeli taşınmazın … Köyü sınırları içinde olduğu, 1946 yılında yapılap kesinleşen orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırıldığı, bu işleme karşı hem 6 aylık hemde 10 yıllık itiraz ve dava süresinin, başka deyişle hak düşürücü sürelerin geçtiği, bir an için, taşınmazın … Köyünde bulunduğu ve … Köyünde yapılan orman kadastrosunun, … Köyünde ilan edilmediği, bu nedenlede bir hüküm ifade etmediği kabul edilse dahi, taşınmazın … Köyü orman kadastrosu çalışma alanı sınırları içinde olmadığı, kaldı ki, davac tarafın davayı zilyetliğe dayanarak açtığı sonradan tutunulan tapu kaydının dört yönden orman ile çevrili çekişmeli parseli kapsadığı söylenemeyeceği, tapu kaydı maliki ile davacı arasında kayden bağ kurulmadığı gibi, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalmakla hukuken değerini yitirdiği, tapu kaydı maliklerinin orman kadastrosu sınrıları içinde kaldığı 1946 yılından onra taşınmazın aynına yada bedeline yönelik bu güne kadar bir dava açmadıkları. Taşınmazın bir bölümünün üzerinde buğday ekili olsa da, orman içinde yer alan ve büyük bölümü orman ağacı ve makilerle kaplı devlet ormanı olduğu buğday ekildiğ söylenen … bir bölümünün de orman içi açıklığı durumunda olduğu, bu tür yerlerin özel mülkiyete konu teşkil edecek biçimde tapuya kayıt edilemeyeceği de gözetelirek, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına gore, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 15/10/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.