YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11433
KARAR NO : 2009/18298
KARAR TARİHİ : 09.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 577 parsel sayılı 12.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Şubat 1951 tarih 29 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile Seyit … adına, 586 parsel sayılı 5.600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Şubat 1951 tarih 72 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile … Kocamış ve müşterekleri adlarına, 587 parsel sayılı 3.500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Şubat 1951 tarih 188 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile … Turna ve müşterekleri adlarına, 595 parsel sayılı 9.200 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Şubat 1951 tarih 141 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile … ve … … adlarına tespit edilmişler, satış yoluyla davacı …’a geçmişlerdir. Davaya konu parsellerin tapu kayıtlarına 12.04.1991 ve 26.05.1995 tarihlerinde “orman sınırları içinde kaldığı” şerhi konulmuştur. …; çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının beyanlar hanesine konulan orman şerhinin iptaline karar verIlmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine yönelik verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizce araştırmaya yönelik olarak bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak Yalova Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2004/336-2006/445 sayılı ilamıyla çekişmeli taşınmazların tahdit dışında kalan bölümlerine yönelik davanın kabulüne orman bilirkişi kurulu ve … bilirkişi tarafından ortak düzenlenen 11.09.2006 havale tarihli krokili raporda 577 parselin (B1), 586 parselin (B2), 587 parselin (B3), 595 parselin (B4) ile işaretlenen bölümleri üzerine konulan “orman sınırları içinde kaldığı bildirilmiştir” şerhinin kaldırılmasına karar verilmiş, hükmün …, Orman Yönetimi, … ve Orman Bakanlığı tarafından temyizi üzerine Dairece onanarak kesinleşmiştir.
Bunun üzerine davacı … Yönetimi vekili; … Köyü 577,586, 587 ve 595 parsel sayılı taşınmazların maliki … tarafından açılan orman şerhinin silinmesi davasının Yalova Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2004/336-2006/445 sayılı kesinleşmiş kararıyla reddedildiği , bu sebeple 577, 586, 587 ve 595 parsel sayılı taşınmazların orman olan bölümlerinin tapu kayıtlarının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve davalının el atmasının önlenmesi istemiyle temyize konu davayı açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, Yalova Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2004/336-2006/445 sayılı dosyası içinde bulunan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 11.09.2006 havale tarihli krokili raporda 577 parselin (A1), 586 parselin (A2), 587 parselin (A3) ve 595 parselin (A4) ile işaretlenen bölümlerinin tapu kayıtlarının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine ve davalının bu yerlere yönelik el atmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 27.06.1947 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 26.11.1982 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 22.07.1987 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve fin bilirkişi kurulu tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazların temyize konu bölümlerinin 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman sınırlama haritası içinde kaldıkları, 1950 yılında 5653 sayılı yasa hükümlerine göre makiye ayrıldıkları, … tevzi komisyonunca dağıtım ve tescillerinin yapıldığı, taşınmazların tamamının tevzi haritasının kapsamında kaldıkları , eğim ölçere göre 577 parselin % 20, 586 ve 587 parsellerin % 23, 595 parselin % 30 eğimli oldukları, üzerlerinde halen maki bitki örtüsü bulunduğu, orman ve … muhafaza karakteri taşıdıkları anlaşıldığına, makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği Y.İ.B.B.K.nın 22.03.1996 gün 1993/5-1 sayılı ve H.G.K.nun Y.K.Dnin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararı ile kabul edildiğine, ve her ne kadar taşınmazlar makiye ayırmadan sonra 4753 ve 5618 sayılı yasa hükümleri uyarınca tevzi edilmişler ise de, 4753 Sayılı Yasanın 8. maddesinde ormanların tevzi edileceğine dair bir hüküm bulunmadığına, 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendinin karşı kavramından funda veya makiliklerle örtülü orman ve … muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılacağına, bilimsel olarak da % 12’den fazla eğimli makilik sahaların orman ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle muhafaza (koruma) makisi yani orman sayılması gerektiğine, bu nitelikteki taşınmazların 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılamayacağına, ayrılmış olsa bile yasal dayanağı bulunmadığından yok hükmünde sayılacağına, orman niteliğini koruyan muhafaza (koruma) makilik alanlarda 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının ve H.G.K.nun Y.K.Dnin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararının uygulama yerinin bulunmadığına, kaldı ki Yalova Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2004/336 – 2006/445 sayılı kararının temyize konu dosya yönünden HYUY’nın 237. maddesi anlamında kesin hüküm niteliğinde olduğuna , diğer taraftan çekişmeli taşınmazlar daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y.nın 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına, davalı kişinin alım bedelini bu yeri kendisine satan kişilerden sebepsiz zenginleşme kuralları hükümlerine dayanarak isteyebileceğine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 09/12/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.