YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11484
KARAR NO : 2009/14204
KARAR TARİHİ : 05.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, …. Köyü 442 parsel sayılı 391000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, tapuda davalı … Kişiliği adına çamlık niteliği ile kayıtlı olduğunu, yörede 1971yılında yapılan orman kadastrosu sırasında özel orman olarak orman sınırı dışında bırakıldığını, Çine Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/399-1980/315 sayılı kararı ile orman sınırı içine alındığını, bu kararın kesinleştiğini belirterek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece 5841 sayılı yasa gereğince 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş bulunduğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1971 yılında 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmış, 1952 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise davalı köy tüzel kişiliği adına özel mülk olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının, uzman orman ve fen bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 1971 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kaldığı anlaşılmıştır. Ancak dava; bu taşınmazın taraflar arasında görülüp kesinleşen orman kadastrosuna itiraz davası sonucu, Çine Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/399-315 6831 sayılı kesin hükmü ile orman sınırı içine alındığı ve bu taşınmazla ilgili orman kadastrosunun kesinleştiği, kesinleşen tahdit içinde kalan taşınmazın tapusunun iptali ve tescil iddiasına dayalı olduğundan, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, mahkemece işin esasına girilerek, taşınmazın kesin hüküm kapsamı içinde kalıp kalmadığı saptanarak, kaldığının anlaşılması halinde; orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür
kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı göz önünde bulundurularak, kaydın iptali ve tescile karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle davanın süreden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … Yönetimin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 05/10 /2009 günü oybirliğiyle karar verildi.