YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11513
KARAR NO : 2009/13671
KARAR TARİHİ : 30.09.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar … ve arkadaşarı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında… Köyü 142 ada 70 parsel sayılı 2274827 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden ham … niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacılar … ve arkadaşları taşınmazın değişik bölümleri için kazandırıcı zamanaşımı yolu ile zilyedlik koşulları gerçekleştiği iddiası ile dava açmışlardır. Mahkemece, orman kadastrosuna itiraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine, taşınmazın tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar …, …, …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, toplanan delillere göre kurulan hüküm yerinde değildir.
Şöyle ki; çekişmeli taşınmaz, 2002 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sonucu ham … niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiş, davacılar ilan süresi içinde taşınmazın değişik bölümleri için zilyetlik iddiası ile dava açmışlardır. Kadastro Mahkemesinin 2002/7, 8, 11, 13, 14, 15, 16, 18, 19 ve 20 Esas sayılı dava dosyaları bu dosya ile birleştirilerek hüküm kurulmuştur.
Ne varki; öncelikle, çekişmeli taşınmazın olduğu yerde kesinleşen orman kadastrosu bulunmayıp, orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4.maddesi hükmüne göre yapılmış ve çekişmeli parsel ham … niteliği ile … arazisine dönüştürülmesi mümkün olduğu da açıklanarak Hazine adına tesbit edilmiş olmasına rağmen, mahkemece sebebi açıklanmadan gerekçesiz davanın reddi ile taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesaciline karar verildiği gibi, alınan orman bilirkişi raropunda da yeterli inceleme yapılmadan taşınmazın konumu renksiz memleket haritasında elle nokta şeklinde işaretlenmek suretiyle dava edilen yerlerin orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme Orman yönetiminin davası olmamasına ve gerçek kişilerin davasının reddedilmesine rağmen tesbitin değiştirilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde değildir.
Bu nedenle;
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından
seçilecek üç mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli,; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı,
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, çekişmeli taşınmazın dava edilen bölümlerinin orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve susuz olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 30/09/2009 günü oybirliği ile karar verildi.