YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11628
KARAR NO : 2009/15253
KARAR TARİHİ : 20.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli … Köyü 140 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yörede 2006 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 3010.09 m2 yüzölçümü ile bahçe niteliğinde kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayalı olarak davalı adına tespit ve tapuya tescil edilmiştir.
Hazine; Milas Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada çekişmeli yerin orman sayılan yerlerden olduğu halde bilgisayar programında yapılan bir hatadan dolayı davalı adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek davalı adına olan tapunun iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Davalı vekili 02/04/2008 tarihli ikinci oturuma katılarak davanın reddini istemiş, 04/03/2009 tarihli son oturumda ise mahkemece yapılan keşif sonucunda çekişmeli yerin kendileri ile bir ilgisinin olmadığının anlaşıldığı, bu yerle ilgili olarak bir hak iddialarının bulunmadığını belirterek yargılama giderlerinin kendilerine yükletilmemesini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulüne, çekişmeli … Köyü 140 ada 1 parsele ait tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline; kadastro sırasında yapılan hatalı işlemde davalının bir kusuru bulunmadığı, bu nedenle yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağından davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, taraflar açısından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Bu karar davacı Hazine tarafından yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
Dava çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır.
Davalı vekili 02/04/2008 tarihli ikinci oturumuna gelerek davanın reddine karar verilmesini istemiş, mahkemece deliller toplandıktan sonra 04/03/2009 tarihli kararın oluşturulduğu son oturumda davayı kabul ettiğini bildirmiştir. Davalının kabul beyanı bu hali ile davayı sonuçlandıran, Hukuk Yargılama Usul Yasası’nın 94/2. maddesinde anlamını bulan kabul niteliğinde değildir. Sözü edilen yasa maddesinde davayı kabul eden tarafın da mahkum olmuş gibi mahkeme masraflarını ödemeye mecbur olduğu açıklandıktan sonra aleyhine hüküm kurulan tarafın hal ve vaziyeti ile aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması ve ilk oturumda davayı kabul etmiş olması halinde mahkeme masraflarından sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir. Davalı davayı ilk celse yasada öngörülen biçimde kabul etmiş olmadığı gibi Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre aleyhine olan tespitlere itiraz … bulunduğu gibi lehine olup da doğru olmayan tespitlere de itiraz yükümlülüğü söz konusudur. Davalının böyle bir itirazda bulunmaması nedeniyle tespit kesinleşerek taşınmaz adına tapuya kaydedilmiş, böylece davalı aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermiştir. Bu nedenle lehe olan hükümlerin davalı hakkında uygulanması söz konusu değildir. Değinilen yönden karar doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasında yer alan “davanın kabulüne, çekişmeli … Köyü 140 ada 1 parsele ait tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline; kadastro sırasında yapılan hatalı işlemde davalının bir kusuru bulunmadığı, bu nedenle yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağından davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, taraflar açısından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesi kaldırılarak, bunun yerine, “davanın kabulüne, çekişmeli … Köyü 140 ada 1 parsele ait tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline; 465.10.- YTL mahkeme gideri ile yürürlüktü bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 840.00.- YTL Avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı Hazineye verilmesine ” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 20/10/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.