Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/11742 E. 2009/14603 K. 13.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11742
KARAR NO : 2009/14603
KARAR TARİHİ : 13.10.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Yörede 2004 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında, … Köyü 115 ada 2 parsel sayılı 7937 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile Şubat 1953 tarih 8 sıra numaralı tapu kaydına dayanılarak davalı adına tespit edilmiştir. Hazine, taşınmaza uygulanan tapu kaydının değişir sınırlı olduğu, bu nedenle miktarı ile geçerli sayılması gerektiği, evveliyatı orman olan, ormandan ve meradan kazanılan yerlerin zilyetlik ve zamanaşımı yolu ile edinilemeyeceğini ileri sürerek, tapu kaydı miktar fazlasının Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 180 m2’lik bölümünün orman niteliği ile Hazine, (B) harfi ile gösterilen 7757 m2’lik bölümünün tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk kez 1971 yılında seri bazında orman kadastrosu yapılmış, sonuçları 12.05.1972 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Daha sonra, evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ile henüz sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2. madde uygulamaları yapılmış, bu çalışma 05.12.1980 tarihinde; 1992 yılında yapılan 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması ise 06.04.1994 tarihinde ilan edilmiş ve kesinleşmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; düzenlenen bilirkişi raporunda çekişmeli parselin (A) harfi ile işaretli 180 m2’lik bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları içinde, (B) harfi ile işaretli 7757 m2’lik bölümünün orman kadastro sınırları dışında kaldığı belirlenmiş; mahkemece bu rapor doğrultusunda hüküm kurulmuş ve karar yalnızca Hazine tarafından (B) harfli yere yönelik olarak temyiz edilmiştir. (A) bölümü gerçek kişilerce temyiz edilmediğinden kesinleşmiştir. Ancak, dosyada yer alan tahdit haritasında çekişmeli taşınmazı ilgilendiren orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan bilirkişiler tarafından düzenlenen krokide, aynı noktaları birleştiren hat arasında açı, eğim, yön ve uzaklık bakımından benzerlik yoktur. Bilirkişilerce 1971 yılında yapılan ilk orman kadastrosu değil, daha sonra yapılan aplikasyon haritasının esas alınarak rapor düzenlendiği anlaşılmaktadır. Dairenin iade kararı üzerine düzenlenen kroki de aynı özelliği taşımaktadır. Oysa aplikasyon işlemi yeni bir kadastro işlemi olmayıp, kesinleşen orman kadastrosunda yazılı orman sınır noktalarının yenilenmesi, başka anlatımla güncelleştirilmesinden ibarettir.
Orman bilirkişisince orman kadastrosu ve aplikasyon tutanakları gerektiği gibi uygulanıp, denetlenmeden haritalar uygulanmak suretiyle çekişmeli parselin konumunun gösterilmesi suretiyle yapılan uygulama yöntemine uygun değildir.
Orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon harita ve tutanaklarının birbiri ile çelişmesi halinde orman kadastro haritası ve aplikasyon haritalarına değil, ilk orman kadastrosuna ait tutanaklarda tarif edilen orman sınır noktaları ve tutanaklarda yazılı sınırlara değer verilerek orman sınırlarının belirlenmesi gerekir.

Çekişmeli taşınmaz Şubat 1953 Tarih, 8 numaralı tapu kaydı uygulanmak suretiyle tespit edilmiş; Hazine kaydın değişir sınırlı olduğu, miktarı ile geçerli kayıt niteliği taşıdığı, miktar fazlasının ormandan kazanıldığı ve bu tür yerlerin kazandırıcı zaman aşımı yoluyla elde edilemeyeceğini ileri sürerek kayıt miktar fazlasının orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. 1771 Sayılı Yasa gereğince oluşturulan bu kayıt kuzey ve güney sınırları itibarıyla meşelik okumakta; bu sınırlar eylemli olarak da Bakacak Devlet Ormanına bitişik bulunmaktadır. Tapu kaydının miktarı 2757 m2 olup çekişmeli parsel 7937 m2 yüzölçümündedir. Bunun 180 m2’sinin kesinleşen orman parseli olduğu kabul edildiğinden 5000 m2 miktar aşımı söz konusudur. Tapu kayıtları tutunanın lehine olduğu kadar aleyhine de delil teşkil eder.
Bu nedenle; mahkemece, serbest orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisi ile yerel bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılarak 1971 yılı orman kadastro tutanaklarında, keza daha sonra yapılan aplikasyon tutanaklarında sözü edilen tepelerdeki nirengi noktaları, dere ve yolların kesişme noktaları, mevki isimleri, bu tutanaklarda tarif edilen kişilere ait tarlaların o tarihteki sınırları ve bu tarlaların birleştiği köşe noktaları gibi sabit noktalar yerel bilirkişi aracılığıyla saptanmalı ve tutanakta isimleri yazılı kişilere ait tarlaların arazi kadastrosunda kim ya da kimler adına, kaç numaralı parsel olarak tespit edildiği de belirlenerek, o parsellere ait tutanak örnekleri getirtilip bilirkişi sözleri denetlenmeli; 1971 yılına ait orman kadastrosu, 1980 ve 1992 yıllarına ait aplikasyon, 2. madde ve 2/B madde uygulamalarına ilişkin harita ve tutanaklar ile arazi kadastro paftaları 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılacak orman kadastrosu ve aynı yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki yönetmelik ve bu yönetmeliğin 54. maddesine göre çıkarılan teknik izah namede tarif edilen yöntemle değişik açı ve uzaklıktaki en az 15-20 adet orman sınır noktasını gösterir şekilde çekişmeli parsele ve bu parselin geniş çevresine uygulanmalı; zeminde bulunmayan orman sınır noktaları bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi ismi ile açı ve mesafelere göre birer birer bulunup yerleri arazi kadastro paftası üzerinde işaretlenmeli; uygulamalarda 1971 yılı orman kadastro harita ve tutanakları ile, aplikasyon, 2. madde ve 2/B madde uygulaması harita ve tutanaklarına göre belirlenmeli; bu haritalar aynı ölçekte birleştirilerek her bir uygulama farklı renkte kalemlerle gösterilmeli, aynı ya da yakın hatlarda bulunan dava konusu parseller aynı harita üzerine işlenerek müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalıdır. İlk orman kadastro harita ve tutanaklarının, aplikasyon, 2. madde ve 2/B madde harita ve tutanakları ile çelişkili olduğunun belirlenmesi halinde, tutanakların düzenlenmesinde esas alınan hava fotoğrafları ve memleket haritası ile desteklenen ilk orman kadastro tutanaklarındaki sınırlara değer verilmesi gerektiği düşünülmelidir.
Açıklanan yöntemle, kesinleşen orman kadastrosu uygulanıp sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 13/10/2009 günü oybirliği ile karar verildi.