YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11744
KARAR NO : 2009/14602
KARAR TARİHİ : 13.10.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 81 parsel sayılı 8845 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğinde Haziran 1951 tarih 14 numaralı tapu kaydına dayalı olarak davalılar adlarına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, tespite esas alınan kaydın değişir sınırlı olduğu, sınırlarında orman bulunduğu, miktar fazlasının sınırda bulunan ormana elatmak suretiyle kazanıldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın 1972 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı tahdidin kesinleşmesi ile orman sınırlarının sabit hale geldiği, orman kadastrosunun kesinleştiği 1972 yılından tespitin yapıldığı 2004 yılına kadar 20 yıldan fazla sürenin geçtiği, davalılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 12/05/1972 yılında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra yapılan aplikasyon ve 2. Madde uygulaması 05/12/1980, 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması ise 06/04/1994 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; düzenlenen bilirkişi raporunda çekişmeli parselin orman kadastro sınırları dışında kaldığı belirtilmiş; mahkemece bu rapor doğrultusunda hüküm kurulmuşsa da dosyada yer alan tahdit haritasında çekişmeli taşınmazı ilgilendiren orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan bilirkişiler tarafından düzenlenen krokide, aynı noktaları birleştiren hat arasında açı, eğim, yön ve uzaklık bakımından benzerlik yoktur. Bilirkişilerce 1971 yılında yapılan ilk orman kadastrosu değil, daha sonra yapılan aplikasyon haritasının esas alınarak rapor düzenlendiği anlaşılmaktadır. Dairenin iade kararı üzerine düzenlenen kroki de aynı özelliği taşımaktadır. Oysa aplikasyon işlemi yeni bir kadastro işlemi olmayıp, kesinleşen orman kadastrosunda yazılı orman sınır noktalarının yenilenmesi, başka anlatımla güncelleştirilmesinden ibarettir.
Orman bilirkişisince orman kadastrosu ve aplikasyon tutanakları gerektiği gibi uygulanıp, denetlenmeden haritalar uygulanmak suretiyle çekişmeli parselin konumunun gösterilmesi suretiyle yapılan uygulama yöntemine uygun değildir.
Orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon harita ve tutanaklarının birbiri ile çelişmesi halinde orman kadastro haritası ve aplikasyon haritalarına değil, ilk orman kadastrosuna ait tutanaklarda tarif edilen orman sınır noktaları ve tutanaklarda yazılı sınırlara değer verilerek orman sınırlarının belirlenmesi gerekir.
Çekişmeli taşınmaz Haziran 1951 Tarih, 14 numaralı tapu kaydı uygulanmak suretiyle tespit edilmiş; Hazine kaydın değişir sınırlı olduğu, miktarı ile geçerli kayıt niteliği taşıdığı, miktar fazlasının ormandan kazanıldığı ve bu tür yerlerin kazandırıcı zaman aşımı yoluyla elde edilemeyeceğini ileri sürerek kayıt miktar fazlasının orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. 2510 Sayılı Yasa gereğince oluşturulan bu kayıt doğu, batı ve kuzey sınırları itibarıyla orman okumakta; bu sınırlar eylemli olarak da 182 numaralı orman parseline bitişik bulunmaktadır. Tapu kaydının miktarı 7000m2 olup çekişmeli parsel 8845m2 yüzölçümündedir ve 1845m2 miktar aşımı söz konusudur. Tapu kayıtları tutunanın lehine olduğu kadar aleyhine de delil teşkil eder. Bu nedenle, mahkemece serbest orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisi ile yerel bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılarak 1971 yılı orman kadastro tutanaklarında, keza daha sonra yapılan aplikasyon tutanaklarında sözü edilen tepelerdeki nirengi noktaları, dere ve yolların kesişme noktaları, mevki isimleri, bu tutanaklarda tarif edilen kişilere ait tarlaların o tarihteki sınırları ve bu tarlaların birleştiği köşe noktaları gibi sabit noktalar yerel bilirkişi aracılığıyla saptanmalı ve tutanakta isimleri yazılı kişilere ait tarlaların arazi kadastrosunda kim ya da kimler adına, kaç numaralı parsel olarak tespit edildiği de belirlenerek, o parsellere ait tutanak örnekleri getirtilip bilirkişi sözleri denetlenmeli; 1971 yılına ait orman kadastrosu, 1980 ve 1992 yıllarına ait aplikasyon, 2. madde ve 2/B madde uygulamalarına ilişkin harita ve tutanaklar ile arazi kadastro paftaları 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılacak orman kadastrosu ve aynı yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki yönetmelik ve bu yönetmeliğin 54. maddesine göre çıkarılan teknik izah namede tarif edilen yöntemle değişik açı ve uzaklıktaki en az 15-20 adet orman sınır noktasını gösterir şekilde çekişmeli parsele ve bu parselin geniş çevresine uygulanmalı; zeminde bulunmayan orman sınır noktaları bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi ismi ile açı ve mesafelere göre birer birer bulunup yerleri arazi kadastro paftası üzerinde işaretlenmeli; uygulamalarda 1971 yılı orman kadastro harita ve tutanakları ile, aplikasyon, 2. madde ve 2/B madde uygulaması harita ve tutanaklarına göre belirlenmeli; bu haritalar aynı ölçekte birleştirilerek her bir uygulama farklı renkte kalemlerle gösterilmeli, aynı ya da yakın hatlarda bulunan dava konusu parseller aynı harita üzerine işlenerek müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalıdır. İlk orman kadastro harita ve tutanaklarının, aplikasyon, 2. madde ve 2/B madde harita ve tutanakları ile çelişkili olduğunun belirlenmesi halinde, tutanakların düzenlenmesinde esas alınan hava fotoğrafları ve memleket haritası ile desteklenen ilk orman kadastro tutanaklarındaki sınırlara değer verilmesi gerektiği düşünülmelidir.
Açıklanan yöntemde kesinleşen orman kadastrosu uygulanıp sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 13/10/2009 günü oybirliği ile karar verildi.