Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/118 E. 2009/3253 K. 26.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/118
KARAR NO : 2009/3253
KARAR TARİHİ : 26.02.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 197 ada 36 parsel sayılı 5045 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin davalı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20 Hukuk Dairesinin 30.10.2007 gün ve 2007/12542-13090 E.K.sayılı bozma ilamı ile özetle; “İncelenen dosya içeriğine göre, 3402 Sayılı Kadastro Yasası gereğince yapılan çalışma sırasında davalı parsele komşu 35 nolu parsel orman niteliği ile tespit edilmiş, kişi adlarına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle tespit edilen 34, 44, 45, 46 ve 376 parsel sayılı taşınmazlara yönelik açılan davalarda mahkemece bu taşınmazların orman oldukları saptanarak orman niteliği ile tescillerine karar verilmiştir. Bu durumda, davaya konu 197 ada 36 parsel çevresi orman niteliği ile tespit ve tescil olunan parsellerle çevrili olup, 6831 Sayılı Orman Yasasının 17/1-2. maddelerinde tanımlanan ve orman içi açıklık sayılan yerlerdendir. Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacı … Yönetiminin davasının kabulü gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın reddi yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak davanın kabulü yönünde kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; kendisini vekil ile temsil ettiren davacı … Yönetimi yararına 3402 Sayılı Yasanın 31/son maddesi gereğince vekilin sarf ettiği emek dikkate alınarak vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti takdir edilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 2. bendinin hükümden çıkarılarak; bunun yerine, “Davacı Kurum, kendisini vekille temsil ettirdiğinden, vekilin sarf ettiği emek ve mesai gözönünde bulundurularak 3402 Sayılı Yasanın 31/son maddesi uyarınca 200 TL. Vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı kuruma verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 26.2.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.