YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11855
KARAR NO : 2009/14816
KARAR TARİHİ : 14.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu kaydına dayalı tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1983 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında …’da bulunan 2051, 2052 ve 2053 parsel sayılı sırasıyla 6.775 m2 – 6.213 m2 – 5.361 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, Kasım 1944 tarih 79 sıra nolu 408.100 m2 yüzölçümlü orman kadastrosu sonucu oluşturulan orman nitelikli tapu kaydı uygulanarak arsa niteliği ile 1744 sayılı yasanın 2. madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldıkları, Eylül 1299 tarih 27 sıra nolu 3 dönüm yüzölçümlü tapu kaydının kapsamı içinde oldukları , tapu kayıt maliklerinin ölü oldukları, tapu kayıt maliklerinin mirasçıları tarafından 20 yıldan fazla süre önce adi satış senedi ile …’a satıldığı, taşınmazların üzerine işgalciler tarafından gecekondu yapılmaya başlandığı belirtilerek işgalcileri de tutanağın beyanlar hanesine yazılarak Hazine adına tespit edilmişler, … tarafından itiraz edilmiş, ancak kadastro çalışmaları durdurulduğundan tespit tutanakları bu güne kadar askıya çıkarılmamıştır. Davacı … vekili; Eylül 1299 tarih 27 sıra nolu tapu kaydı ve 1966 tarihli harici satış senedine tutunarak 2051, 2052 ve 2053 parsel sayılı taşınmazların, 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldıkları, tapulu olmaları sebebiyle taşınmazların tapu sahibine döneceği , müvekkilinin taşınmazları tapu kayıt malikinin mirasçılarından 1966 yılında adi senetle satın aldığı, ancak; taşınmaza işgalciler tarafından gecekondu yapıldığı, bu sebeple Hazine adına kayıtlı taşınmazların tapu kayıtlarının iptal edilerek müvekkili adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazların memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alanda gözüktükleri, ormanların zilyetlikle kazanılamayacağı, davacının dava konusu taşınmazı dayanak tapu kaydının maliklerinden tapu dışı yolla satın aldığını kesin ve inandırıcı delilerle ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydına dayalı tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1943 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1972-1973 yıllarında genel arazi kadastrosu, 1999 yılında kullanım kadastrosu, 17.04.1981 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye davacının tutunduğu, 3 dönüm miktarlı dayanak tapu kaydının çekişmeli toplam 18349 m2 yüzölçümlü taşınmazlara uyduğu kabul edilemeyeceğinden, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. Maddenin somut olayda uygulanma olanağı bulunmadığına, 6831 Sayılı Yasaya 15.1.2009 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile eklenen Ek 10. madde uyarınca 6831 Sayılı
Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesi, 2896 ve 3302 Sayılı Yasalar ile değişik 2/B madde uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile edinilemeyeceğine, uzman bilirkişiler tarafından çekişmeli 2052 parselin tamamı, 2051 parselin (A) ile 2053 parselin (B) ile işaretlenen bölümlerinin 3116 Sayılı Yasaya göre 1943 yılında yapılıp ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kaldığı açıklanmış ise de yörede 1972 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sonucunda düzenlenen ve bir örneği dava dosyasına getirtilen orijinalinden fotokopisi çıkarılmış kadastro pafta örneğinden, temyize konu taşınmazların bulunduğu alan ile bitişikteki yerlere 1277 parsel numarası verilerek ve orman kadastrosu sonucu oluşturulan Kasım 1944 tarih 19 nolu 408.100 m2 yüzölçümlü Tepe Koru ormanına ait tapu kaydı revizyon gösterilerek orman nitelikli tapu kaydı uygulanarak Hazine adına tescil edildiği ve Devlet Ormanı nitelemesi yapılıp pafta üzerine de yazıldığı, 6831 Sayılı Orman Yasasının 1. maddesi gereğince, tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaçcık topluluklarının yerleriyle birlikte orman sayılacağı, zaman içinde taşınmazlar üzerindeki orman örtüsünün kaldırılmış olmasının o yerin orman niteliğini kaybettiği anlamına gelmeyeceği, toprağı ile birlikte orman olan taşınmazların zilyetlikle iktisabının da mümkün olmadığı, 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa ile o tarihte var olan özel ve tüzel kişilere ait bütün ormanların hiç bir bildirime gerek kalmaksızın devletleştirildiği, 1972 yılında eylemli orman tapusu uygulanarak 1277 parsel numarasıyla Hazine adına tescil edilen taşınmazın daha sonra yapılan aplikasyonla bir kısmının orman sınırı dışında bırakılmış olmasının bu yerin tapuda kayıtlı olması durumunu ortadan kaldırmayacağı gibi tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 … ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 … ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 … ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğu, diğer fıkraları da 3.3.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14.10.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.