Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/11930 E. 2009/14871 K. 15.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11930
KARAR NO : 2009/14871
KARAR TARİHİ : 15.10.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … İlçesi, … Köyü, … Pınarı mevkii 105 ada 44 parsel sayılı 12368 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, çalılık niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … 02.07.2007 tarihli dilekçesiyle, taşınmazın dört dönüm yüzölçümündeki bölümü için kendi yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu, bu bölümün tesbitinin iptalini ve adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın KISMEN KABULÜNE, … ilçesi … Köyü 105 ada 44 sayılı parselin fen bilirkişi Mehmet Özsaydı tarafından düzenlenen 12.12.2008 tarihli rapor ve krokide (C) ile gösterilen 6424,06 m2 bölümün tesbitinin iptaline ve ayrı bir parsel sayısı ile davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 1992-1993 yılında yapılmış ve 10.06.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
Mahkemece, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları, ziraat uzmanı bilirkişi raporlarıyla, fen bilirkişi Mehmet Özaydın tarafından düzenlenen rapor ve krokide (C) ile gösterilen 6424.06 m2 yüzölçümündeki taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilebilecek yerlerden olduğu ve davacı yararına kazanma koşullarının oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de,
Çekişmeli taşınmaz Hazine adına ağaçlık olarak tesbit edildiği, bitki örtüsü ve eğimi idkkate alınarak, orman sayılan yerlerden olup olmadığı yöntemince araştırılması gerekirken, bu yönden inceleme yapılmamış, davacı adına tesciline karar verilen bölümün eski tarihli harita ve fotoğraflarda ne şekilde nitelendirildiği araştırılmamıştır.
Diğer taraftan Ziraat Uzmanı Bilirkişi, davacı gerçek kişi adına tesciline karar verilen ve fen bilirkişi krokisinde (C) ile gösterilen bölümün, eğiminin %20-30 olduğunu, çok yıllık otsu bitkiler bulunduğunu, toprak yapısı ve bitki örtüsünün çevre taşınmazlarla birlikte değerlendirildiğinde 10-15 yıldır toprak işlemesi yapılmadığını, bu yerin ancak meyve tarımında kullanılabileceğini bildirmiş, Yerel Bilirkişi ve davacı tanıkları da, bu yerin önceleri davacı tarafından öküzle sürelerek tarla olarak kullanıldığını, davacının 15 yıl önce traktör aldığını, burasının eğimi nedeniyle, traktör ile işlemek zor olduğundan, 15 yıldır ekilmediğini, sadece hayvan otlatılarak tarım yapıldığını bildirmişlerdir. Yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile ziraat uzmanı bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde taşınmazın bu bölümünün 15 yıldır tarımda kullanılmadığı, tarımın terk edildiği, sadece hayvan otlatılmak suretiyle sürdürülen zilyetliğin taşınmazın ekonomik amacına uygun zilyetlik şekli olmadığı, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken (C) bölümüne ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarını kabulü ile hükmün BOZULMASINA 15/10/2009 günü oybirliği ile karar verildi.