YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11992
KARAR NO : 2009/14872
KARAR TARİHİ : 15.10.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve katılan … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin Ulukay Köyü 376 parsel için 03.03.2005 … ve 2004/11875-2079; 377 parsel için aynı … ve 2004/11878-2081; 379 parsel için aynı … 2004/11875-2079 sayılı bozma kararlarında özetle; “Aynı … temyiz incelemesi yapılan birbirine bitişik parseller için açılan davalara ilişkin dosyalarda aynı bilirkişinin, eski tarihli memleket haritasında birbirine sınır olan taşınmazların farklı yerlerde işaretlendiği, bu nedenle yeniden yapılacak keşifte en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafı uygulanarak çekişmeli parsellerin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin saptanması, memleket haritası ile kadastro paftaları ölçekleri eşitlenerek parsellerin bu belgelerdeki konumunun gösterilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davaların reddine ve dava konusu … Köyü 376, 377 ve 379 sayılı parsellerin tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve katılan … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Bozma kararı gereğince yapılan araştırma ve inceleme sonucunda düzenlenen orman bilirkişi raporuyla çekişmeli parsellerin orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davaların reddine karar verilmişse de, 28.05.2009 tarihli keşifte bilgisine başvurulan Yerel Bilirkişiler … … ve Resul …, çekişmeli parsellerin devlet ormanına ve meraya sınır olduğunu ve … olarak kullanıldığını bildirdikleri, orman bilirkişisinin taşınmazların % 25-50 arasında eğimli, % 25 taşlılık içerdiğini bildirdikleri halde, çekişmeli parsellerin bildirilen taşlılık ve eğime göre ne şekilde kültür tarımı yapıldığı ve zilyetlik şeklinin taşınmazların ekonomik amacına uygun olup olmadığı, taşınmazın mera sayılan yerlerden olup olmadığı araştırılmamış, zilyetlik konusunda yerel bilirkişilerin soyut beyanları ile yetinilmiştir.
O halde; öncelikle çekişmeli parsellerin bulunduğu yerde mera teknik ekibinin çalışıp alışmadığı, mera tahsis kararı, mera nitelikli vergi kaydı veya tapu kaydının bulunup bulunmadığı ilgili yönetimlerden sorularak var ise ilgili karar, kayıt ve haritaların getirtilmesi, çekişmeli taşınmazların bulunduğu köy ile ilgisi olmayan ve yöreyi bilen yeterince yaşlı yerel bilirkişiler yöntemince saptanmalı, daha sonra çekişmeli taşınmazların başında yeniden bir yeniden harita mühendisi, bir fotoğrafçı bilirkişi ve üç ziraat uzmanı bilirkişi vasıtasıyla yapılacak keşifte eski tarihli haritalardan ve resmi nitelikli tüm belgelerden yararlanılarak, çekişmeli taşınmazın mera olup olmadığı, davalıların zilyet … etmedikleri, ediyorlarsa zilyetliğin ne zaman başladığı ve kaç yıl süreyle ne şekilde devam ettirildiği, bu zilyetliğin taşınmazın ekonomik amacına uygun olup olmadığı yönünde yerel bilirkişi ve tarafların gösterecekleri tanıkların, somut olaylara dayalı detaylı bilgileri sorulmalı, % 25 taşlılık oranı bulunan ve eğimi % 30 üzerinde olan taşınmazların ne şekilde … olarak kullanıldığı konusunda açıklamaları dinlenmeli, … bilgisine sahip yeterince ziraat uzmanı bilirkişilere, taşınmazların değişik bölümlerinden topak numuneleri alınmak suretiyle inceleme yaptırılarak, çekişmeli taşınmazların kültür alanı olup olmadığı, … yapılıp yapılmadığı, yapılıyor ise … alanı olarak kullanılmaya ne zaman başlandığı, ne ekilip biçildiği, taşlılık oranı ve eğim dikkate alındığında taşınmazın … olarak kullanılıp kullanılmadığı, kullanılıyorsa bu kullanım şeklinin taşınmazın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, taşınmazların bitki örtüsü, üzerinde bulunan ağaçların sayısı ve taşınmazların hangi bölümlerinde hangi yoğunlukta bulunduğu, mera bitkileri bulunup bulunmadığı mera olup olmadığı yönünde bilimsel verileri içeren detaylı rapor ve kroki düzenlettirilmeli, fotoğrafçı bilirkişiye taşınmazın değişik yönlerinden fotoğrafları çektirilmeli, fotoğrafların, çekişmeli taşınmazların hangi yönünden hangi yönüne bakılarak çekildiğini gösteren kroki düzenlettirilmeli,
Davalılar, bayi ve murisleri için 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki kısıtlamaların aşılıp aşılmadığı, adlarına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tesbit ve tescil edilen taşınmaz miktarı tapu sicil müdürlüğü, kadastro müdürlüğü ve mahkemelerin yazı işleri müdürlüğünden sorulup araştırılmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazine ve katılan … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 15/10/2009 günü oybirliği ile karar verildi.