YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1216
KARAR NO : 2009/3424
KARAR TARİHİ : 02.03.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 19.12.2006 gün 2006/14793-17875 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; çekişmeli … Köyü 102 ada 184 sayılı parsel çalılık ve meşelik niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Meşelikler orman sayılan yerlerden olduğu gibi 6831 Sayılı Yasanın 1/j. maddesi gereğince eğimi % 12’yi aşan makilik, fundalık ve çalılıklar da ormandır. Dosya arasında bulunan bilgi ve belgelerden bu yerin eğiminin % 70 – 80 olduğu anlaşılmaktadır. Ormanların mülkiyeti Hazineye, kullanım … ise Orman Yönetimine ait olduğundan öncelikle Orman Yönetiminin de davada yer alması gereklidir. Bundan sonra yörede tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
1) Kesinleşen orman kadastrosunun bulunduğu anlaşılırsa kural olarak, 4785 Sayılı Yasa gözetilmek suretiyle orman tahdidi yapılıp, kesinleşmişse; bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş tahdit haritasının orman mühendisi aracılığıyla yerine uygulanması yoluyla çözümlenir. O halde, mahkemece yeniden yapılacak inceleme ve keşifte bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası uygulattırılmalı; taşınmazın konumu uzman ve fenehli bilirkişilere düzenlettirilecek tahdit hattı ile irtibatlı krokide gösterilmelidir.
2) Tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu yoksa mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
3) Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak, yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacı yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve susuz olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu … Köyü 102 ada 184 sayılı parselin (A)=28,43 m2’lik bölümü ayrı bir parsel numarası verilerek davacı adına, 102 ada 184 sayılı parselin 813,80 m2 yüzölçümüyle davalı Hazine adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3302 Sayılı Yasaya göre 28.03.1997 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapasmına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada (A)=28,43 m2’lik bölümünün orman sayılmayan, (B)=813,80 m2’lik bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu kabul edilerek, mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; taşınmazın reddedilen (B) bölümünün eylemli nitelikte orman olduğu, 6831 Sayılı Yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların her zaman yapılabilecek orman kadastrosunda orman sınırları içine alınabileceği gözetildiğinde ve 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesine göre eylemli orman olduğu saptanan bu bölümün aynı yasanın 11. maddesine göre orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken tespit gibi tescile karar verilmesi, ayrıca; yargılamada kendisini vekille temsil ettiren Hazine yararına 3402 Sayılı Yasanın 31/3. maddesine göre vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, takdir edilmemesi doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; kararın hüküm fıkrasının birinci parağrafının 4. satırında yer alan “102 ada 184 parsel sayılı taşınmazın 813,80 m2 yüzölçümü ile davalı Hazine adına tespit ve tapuya tesciline” cümlesinin tamamen çıkarılarak, bunun yerine “102 ada 184 parsel sayılı taşınmazın (bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen) 813,80 m2 yüzölçümü ile 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine, yine; hüküm fıkrasının dördüncü parağrafından sonra gelmek üzere “yargılamada kendisini vekille temsil ettiren Hazine yararına 3402 Sayılı Yasanın 31/3. maddesi uyarınca tayin ve takdir edilen 150.-TL. vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı Hazineye ödenmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. Maddesi uyarınca düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 02.03.2009 günü oybirliği ile karar verildi.