YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12291
KARAR NO : 2009/15214
KARAR TARİHİ : 20.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli … Köyü 1790 parsel sayılı taşınmaz 17200 m2 yüzölçümü ile tarla niteliğinden … adına tapuda kayıtlıdır. Davacı …, satış vaadi sözleşmesine dayanarak davalı … adına kayıtlı taşınmazın tapusunun iptali ile adına tescilini istemiş, parselin beyanlar hanesinde “Çatalca Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.10.1963 tarih 1963/13- 349 E.K. sayılı kararı ile orman içinde kaldığı saptandığından tespitin dayanağı Temmuz 1956 tarih 717 numaralı tapunun iptaline karar verilmiştir.” şerhinin bulunması nedeniyle yargılama sırasında Orman Yönetimi resen davaya dahil edilmiştir. Mahkemece Davalı …’in 22.09.1995 tarihli dilekçesi ve 06.07.1995 günlü oturumdaki usulen onaylanmış davayı kabul beyanı gözönünde bulundurularak davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün dahili davalı … Yönetimince temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21/01/2002 Tarih, 2001/10745-2002/60 Sayılı Kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında; “dava konusu 1790 parsel sayılı taşınmazın tapulama sırasında Temmuz 1956 tarih 717 nolu tapu kaydı ve 717 nolu vergi kaydına dayalı olarak davalı … adına yapılan tespitinin 26.10.1982 tarihinde kesinleştiği, tespit dayanağı tapu kaydı Mart 1956 tarih 73 numarada Hazine adına kayıtlı iken 4753 ve 5618 Sayılı Yasalara göre 31 nolu toprak tevzi komisyonunca …’e tevzi edildiği ve adına Temmuz 1956 tarih 717 numaralı tapu kaydının oluşturulduğu, Orman Yönetimince … hasım gösterilerek Çatalca Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava sonucunda taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı saptanarak Orman Yönetiminin davasının kabulüne ve 1790 numaralı parsele uygulanan Temmuz 1956 tarih, 717 numaralı tapunun iptali ile davalı …’in taşınmaza müdahalesinin men’ine dair verildiği 1963/13-349 sayılı kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiği, mahkemece 15.04.1996 tarihinde yapılan keşifte dinlenen orman bilirkişisi raporunda, 1993 yılında 59 nolu orman tahdit komisyonunca düzenlenen orman tahdit haritasında dava konusu taşınmazın orman sınırı dışında bırakıldığının belirtildiği, ikinci kez 20.04.1998 tarihinde dinlenen orman bilirkişisi raporunda “Çatalca Asliye Hukuk Mahkemesinin 1963/13-349 sayılı kesinleşen kararına konu yerin toprak tevzi komisyonunca 17 ada 75 parsel numarası ile tevzi edildiği, tapulama sırasında 1790 parsel numarası verilerek tapu kaydının oluşturulduğu” açıkladıktan sonra, dava konusu taşınmazın 1945 yılında yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasaya göre devletleştirilen ormanların dışında ve bitişiğinde iken 26.07.1969 tarihinde yapılan tahditte köy toplu arazilerinin yer aldığı XXVII poligon numaralı ve 497 ila 502 sayılı orman sınır noktalarının birleştirdiği hatta göre 801 dekar yüzölçümünde orman sayılmayan yer olarak orman sınırı dışında bırakılarak kesinleştiği, daha sonra 3302 Sayılı Yasaya göre yapılıp 09.06.1993 tarihinde” ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasında da orman sayılmayan alanda bırakıldığının belirtildiği, kesinleşen Asliye Hukuk Mahkemesinin 1963/13-349 sayılı kararında Temmuz 1956 tarih 717 numaralı tapu kaydının kesinleşen ve Hazine adına Ocak 1952 tarih 89 numarada 6312 hektar 3000 m2 yüzölçümü ile kayıtlı olan Istıranca Devlet Ormanı içinde kalması nedeniyle iptaline karar verildiği halde, temyize konu davada alınan bilirkişi raporlarında yörede 1963 yılından önce yapılıp kesinleşen orman tahdidinden söz edilmediği, 1963 yılından önce çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılıp kesinleşen orman tahdidi sırasında dava konusu taşınmazın orman sınırı içinde bırakıldığı saptanarak tapu kaydı iptal edildiğine göre, aplikasyon ve daha sonraki tarihlerde yapılan tahdit çalışmalarıyla devlet orman sınırları hiçbir şekilde daraltılamayacağından, orman sınırı dışına bırakılma işleminin hukuken geçerliliğinin bulunmadığı, çekişmeli parselin tespitine esas alınan ve davalı … adına kayıtlı olan Temmuz 1956 tarih 717 numaralı tapu kaydı kesinleşen ve Ocak 1952 tarih 89 numarada Istıranca Devlet Ormanı olarak tapuya tescil edilen tahdit sınırları içinde kaldığı belirlenerek iptal edildiğine göre, 1790 numaralı parselin kamu malı orman niteliğini kazandığı, kamu mallarının özel mülke konu taşınmazlar gibi alım, satım ya da satış vaadi sözleşmesine konu edilemeyeceği, böyle bir sözleşmeye konu edilse bile bu sözleşmenin Orman Yönetimi yönünden yok hükmünde olacağından hiçbir bağlayıcılığının olmayacağı, 1790 numaralı parselin beyanlar hanesine de kesinleşen mahkeme kararı ile taşınmazın orman tahdit sınırı içinde kaldığı konusunda şerh verilmiş olduğundan Orman Yönetiminin bu davada yasal hasım durumunda olduğu, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde anılan 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı kalınmadan Orman Yönetimi ya da Hazine tarafından 1790 parselin tapusunun iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescilinin dava edebileceği, o halde, kamu malı olan taşınmaz hakkında davalının kabul beyanının hukukça değer taşımayacağı gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 20/10/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.