YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12320
KARAR NO : 2009/13984
KARAR TARİHİ : 01.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan davada … Köyü 402 parsel sayılı 12.000 m2 yüzölçümündeki davalılar adlarına tapuda kayıtlı olan taşınmazın yörede yapılarak kesinleşen orman kadastrosu çalışmasında kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını belirterek tapu kaydının iptalini, orman niteliği ile Hazine adına tescilini talep etimiştir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın … raporunda belirtilen (A)=2310.59 m2 ve (C)=3709.93 m2 yüzölçümündeki bölümlerin ifrazen tapu kayıtlarının iptali ile bu bölümlerin ayrı parseller altında orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi niteliğindedir.
Yörede 29.01.1981 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması bulunmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1981 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmaz kısmen orman sınırları içinde bırakılmış, 1983 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise taşınmazın, daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, hata sonucu ikinci kere kadastrosu yapılarak kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
1) Davalı gerçek kişinin temyiz itirazları yönünden :
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın (A) ve (C) harfli 2310.59 m2 ve 3709.93 m2’lik bölümlerinin 1981 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı saptanmıştır. Çekişmeli taşınmaz kısmen daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı göz önüne alınarak mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince,
Dosya kapsamından davacı … Yönetiminin aşağıda açıklanan hususlar dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacı … Yönetimi bu davayı çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ve tescili ile birlikte davalıların elatmalarının önlenmesine karar verilmesini talep ederek açmıştır. Ancak mahkemece tapu kaydının iptaline ilişkin olarak hüküm kurulmuş ise de elatmanın önlenmesi talebi ile ilgili olarak olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. Bu husus hükmün bozulmasını gerektirmektedir.
SONUÇ:1) Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenler ile davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) 2.bentte açıklanan nedenler ile davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 01/10/2009 günü oybirliği ile karar verildi.