YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12351
KARAR NO : 2009/14641
KARAR TARİHİ : 13.10.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki ORMAN KADASTROSUNA İTİRAZ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 18/11/2008 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı davacı … ve … vekili … tarafından istenilmekle, tayin olunan 26/05/2009 günü için yapılan tebligat üzerine,duruşmalı temyiz eden davacı …-… vekili Av…. ile karşı taraftan Orman Yönetimi vekili Av…. …, … ve Orman Bakanlığı vekili Av…. … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler ve Dairenin 26/05/2006 tarihli iade kararı üzerine dosyaya eklenen belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, maliki oldukları … Köyü 721 ve 717 parsel sayılı taşınmazların orman olmadığı halde yörede yapılan orman kadastrosu sırasında orman sınırları içine alınmasının hatalı olduğunu ileri sürerek ,orman sınırı dışına çıkarılması istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece, … ve Orman Bakanlığına yönelik davanın husumet nedeni ile REDDİNE, davaya konu … Köyü 721 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 717 parsel sayılı taşınmazın … ve orman bilirkişileri tarafından hazırlanan 26.08.2008 tarihli krokide (A1) ile gösterilen 1156.78 m2 yüzölçümündeki ve (B2) ile işaretli 524.09 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin orman olduğu anlaşılmakla bu yerler hakkında açılan davaların REDDİNE, 717 parsel sayılı taşınmazın krokide (A2) ile işaretli 136.96 m2 yüzölçümündeki bölümü ve (B1) ile işaretli 14222.17 m2 yüzölçümündeki bölümün orman tahdit sınırları dışında kaldığı anlaşılmakla bu yerler hakkında açılan davaların menfaat yokluğu nedeniyle REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce yapılıp 10/8/2006 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma inceleme ve bilirkişi raporu hükme yeterli değildir. Şöyle ki; Orman Yüksek Mühendisi … …, Orman Mühendisleri … … ve … …’ın raporunda davaya konu her iki taşınmazın bir kısmının boş olduğu, bir kısmında ise, 10-25 yaşlarında … ağaçları bulunduğu, boş olan kısımların orman toprağı özelliği göstermediği, … ağaçları ile örtülü olan kısımların ise orman toprağında bulunması gereken kök, kesik kök, kök kalıntısı ve humus bakiyesi gibi teknik bulgular taşıdığı ve orman toprağı özelliğini gösterdiği, ortalama eğimin % 5 olduğu ve eski tarihli memleket haritasında; 717 parsel numaralı taşınmazın (A1) ile işaretli 1156.78 m2, (A2) ile işaretli 136.96 m2, 721 parsel numaralı taşınmazın (A) ile işaretli 1670 m2’lik kısımlarının yeşil renk ile … yerler içinde (orman sayılan yerler) kaldığı, 717 parsel numaralı taşınmazın (B1) ile işaretli 14222.17 m2, (B2) ile işaretli 524.09 m2 ve 721 parsel numaralı taşınmazın (B) ile işaretli 1569.87 m2 kısmılarının … renk ile … yerler (orman sayılmayan yerler) içinde kaldığı, orman kadastro haritasına göre 717 parsel numaralı taşınmazın (A1) ve (B2) ile işaretli kısımları ile 721 parsel numaralı taşınmazın (A) ve (B) ile işaretli kısımlarının orman kadastro sınırları içinde kaldığı, 717 parsel numaralı taşınmazın (A2) ve (B1) ile işaretli kısımlarının orman kadastro sınırları dışında kaldığı, … fotoğraflarında ise her iki taşınmazın bir kısmının siyah renkle … bir kısmının beyaz renk ile … yerler içinde kaldığı, 717 parsel numaralı taşınmazın (B2) ile işaretli ve 721 parsel numaralı taşınmazın (B) ile işaretli kısımlarının her ne kadar memleket haritası ve … fotoğrafında orman sayılmayan yerler içinde görünse de keşif tarihi itibariyle üzerinde sahaya sonradan geldiği anlaşılan; 10-25 yaşlarında meşe, gürgen, defne ağaçları bulunduğu ve bu kısımların bitişiklerindeki orman gibi kapalılık oluşturduğu, bu nedenle bu kısımların orman sınırları içine alınmasının doğru olduğu belirtilmiş, yerel mahkemece bu görüşe itibar edilerek memleket haritasında orman sayılmaya alanda görünen 721 parsel sayılı taşınmazın (B) ile işaretli kısımları ile 717 parsel sayılı taşınmazın (B2) ile işaretli 524.09 m2 yüzölçümündeki bölümleri hakkındaki davanın da reddine karar verilmiştir.
Ne var ki; davacının keşfe itiraz dilekçesine ve temyiz dilekçesine eklediği çekişmeli taşınmazın fiili durumunu gösterir fotoğraflar incelendiğinde, davaya konu 721 parsel sayılı taşınmazın memleket haritasında öncesinin yeşil renkli ormanlık alanda kalan krokide (A) ile gösterilen bölümünün, yine memleket haritasında öncesinin açık-orman sayılmayan alanda kalmakla birlikte eylemli olarak üzerinde 10-25 yaşlarında ağaçlarla kaplı ve krokide (B) ile gösterilen bölümünün davaya konu 717 parsel sayılı taşınmazın memleket haritasında öncesinin yeşil renkli ormanlık alanda kalan krokide (A1) ile gösterilen bölümünün, yine memleket haritasında öncesinin açık-orman sayılmayan alanda kalmakla birlikte eylemli olarak üzerinde 10-25 yaşlarında ağaçlarla kaplı krokide (B2) ile gösterilen bölümünün eylemli durumlarının ,çekişmeli taşınmazların keşifte çekilen fotoğraflar üzerinde memleket haritası ile irtibatlandırılarak gösterilmediğinden, dava konusu yerlerin memleket haritasında öncesinin açık-orman sayılmayan alanda kalmakla birlikte eylemli biçimde orman olarak gösterilen alanların aslında eylemli orman olup olmadığı yolunda duraksama oluşmuştur. Çekişmeli taşınmazların orman olup olmadığını duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıklamayan rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, Çekişmeli taşınmazların 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 … ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 … ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 … ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülerek,
Önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte,
1- Çekişmeli parsellerin … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli, eylemli olarak orman bitkisi ile kaplı alanlar ile orman örtüsü bulunmayan alanları kesin olarak belirlenmeli
2- Dava konusu parseller ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği saptanmalı;
3- Keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip,bu fotoğraflar üzerinde dava konusu parsellerin ve komşu parsellerin kadastro çapları gösterildikten sonra onaylanarak dosyaya eklenmeli;
4- Orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte dava konusu parsellerin memleket haritasında öncesinin yeşil renkli ormanlık alanda gösterilen bölümünün, yine varsa, memleket haritasında öncesinin açık-orman sayılmayan alanda kalmakla birlikte eylemli olarak üzerinde orman ağaçlarıyla kaplı bölümü bulunabildiği takdirde uydudan alınmış fotoğraflar ve keşifte çektirilecek fotoğrafların tümü üzerinde ayrı renkli kalemlerle çizilip gösterilecek şekilde, ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli,
Yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazların kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 625.00.- TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 13/10/2009 günü oybirliği ile karar verildi.