Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/12376 E. 2009/14598 K. 13.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12376
KARAR NO : 2009/14598
KARAR TARİHİ : 13.10.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Yörede 2003 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında Soğucak Köyü 101 ada 734 parsel sayılı 6589.50 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile Ağustos 1979 Tarih, 10 sıra numaralı tapu kaydına dayanılarak davalılar adına tespit edilmiştir. Hazine, taşınmaza uygulanan tapu kaydının değişir sınırlı olduğu, bu nedenle miktarı ile geçerli sayılması gerektiği; evveliyatı orman olan, ormandan ve meradan kazanılan yerlerin zilyetlik ve zamanaşımı yolu ile edinilemeyeceğini ileri sürerek, tapu kaydı miktar fazlasının Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddi ile taşınmazın tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk kez 1979 yılında seri bazında yapılan ve sonuçları 05/12/1980 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması bulunmaktadır. Daha sonra, evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 3402 Sayılı Yasa uygulamalarına esas olmak üzere 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması yapılmış, bu çalışma ise temyize konu davanın varlığı nedeniyle kesinleşmemiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; düzenlenen bilirkişi raporunda çekişmeli parselin tamamının orman kadastro sınırları dışında kaldığı belirlenmiş; mahkemece bu rapor doğrultusunda hüküm kurulmuştur. Ancak, dosyada yer alan tahdit haritasında çekişmeli taşınmazı ilgilendiren orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan bilirkişiler tarafından düzenlenen krokide, aynı noktaları birleştiren hat arasında açı, eğim, yön ve uzaklık bakımından benzerlik yoktur. Bilirkişilerce 1979 yılında yapılan ilk orman kadastrosu değil, daha sonra 3402 Sayılı Yasa uygulamalarına esas olmak üzere yapılan ve kesinleşmeyen aplikasyon haritasının esas alınarak rapor düzenlendiği anlaşılmaktadır. Dairenin iade kararı üzerine düzenlenen kroki de aynı özelliği taşımaktadır. Oysa aplikasyon işlemi yeni bir kadastro işlemi olmayıp, kesinleşen orman kadastrosunda yazılı orman sınır noktalarının yenilenmesi, başka anlatımla güncelleştirilmesinden ibarettir.
Orman bilirkişisince orman kadastrosu ve aplikasyon tutanakları gerektiği gibi uygulanıp, denetlenmeden haritalar uygulanmak suretiyle çekişmeli parselin konumunun gösterilmesi suretiyle yapılan uygulama yöntemine uygun değildir.
Orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon harita ve tutanaklarının birbiri ile çelişmesi halinde orman kadastro haritası ve aplikasyon haritalarına değil, ilk orman kadastrosuna ait tutanaklarda tarif edilen orman sınır noktaları ve tutanaklarda yazılı sınırlara değer verilerek orman sınırlarının belirlenmesi gerekir.
Çekişmeli taşınmaz Ağustos 1979 Tarih, 10 numaralı tapu kaydı uygulanmak suretiyle tespit edilmiş; Hazine kaydın değişir sınırlı olduğu, miktarı ile geçerli kayıt niteliği taşıdığı, miktar fazlasının ormandan kazanıldığı ve bu tür yerlerin kazandırıcı zaman aşımı yoluyla elde edilemeyeceğini ileri sürerek kayıt miktar fazlasının orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. 1771 Sayılı Yasa gereğince oluşturulan bu kayıt doğu ve batı sınırları itibarıyla meşelik okumakta; bu sınırlar eylemli olarak da Küçükova Devlet Ormanı ile Tilkitepe Devlet Ormanına bitişik bulunmaktadır. Tapu kaydının miktarı 2756.16 m2 olup çekişmeli parsel 6589.50 m2 yüzölçümündedir. 3833.484 m2 miktar aşımı söz konusudur. Tapu kayıtları tutunanın lehine olduğu kadar aleyhine de delil teşkil eder. Miktar fazlası olan bu kesim hem tapu kaydı sınırının orman okuması, hem de taşınmazın eylemli biçimde ormana sınır olması nedeniyle zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden değildir. Bu nedenle mahkemece serbest orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisi ile yerel bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılarak 1979 yılı orman kadastro tutanaklarında, keza daha sonra yapılan aplikasyon tutanaklarında sözü edilen tepelerdeki nirengi noktaları, dere ve yolların kesişme noktaları, mevki isimleri, bu tutanaklarda tarif edilen kişilere ait tarlaların o tarihteki sınırları ve bu tarlaların birleştiği köşe noktaları gibi sabit noktalar yerel bilirkişi aracılığıyla saptanmalı ve tutanakta isimleri yazılı kişilere ait tarlaların arazi kadastrosunda kim ya da kimler adına, kaç numaralı parsel olarak tespit edildiği de belirlenerek, o parsellere ait tutanak örnekleri getirtilip bilirkişi sözleri denetlenmeli; 1979 yılına ait orman kadastrosu ile aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarına ilişkin harita ve tutanaklar ile arazi kadastro paftaları 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılacak orman kadastrosu ve aynı yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki yönetmelik ve bu yönetmeliğin 54. maddesine göre çıkarılan teknik izah namede tarif edilen yöntemle değişik açı ve uzaklıktaki en az 15-20 adet orman sınır noktasını gösterir şekilde çekişmeli parsele ve bu parselin geniş çevresine uygulanmalı; zeminde bulunmayan orman sınır noktaları bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi ismi ile açı ve mesafelere göre birer birer bulunup yerleri arazi kadastro paftası üzerinde işaretlenmeli; uygulamalarda 1979 yılı orman kadastro harita ve tutanakları ile, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması harita ve tutanaklarına göre belirlenmeli; bu haritalar aynı ölçekte birleştirilerek her bir uygulama farklı renkte kalemlerle gösterilmeli, aynı ya da yakın hatlarda bulunan dava konusu parseller aynı harita üzerine işlenerek müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalıdır. İlk orman kadastro harita ve tutanaklarının, aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanakları ile çelişkili olduğunun belirlenmesi halinde, tutanakların düzenlenmesinde esas alınan hava fotoğrafları ve memleket haritası ile desteklenen ilk orman kadastro tutanaklarındaki sınırlara değer verilmesi gerektiği düşünülmelidir.
Bundan ayrı davacı tarafın dayandığı Ağustos 1979 tarih 10 numaralı tapu kaydının miktarı ile geçerli kapsamı belirlenmelidir. 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince gayri sabit hudutlu kayıtlar miktarları ile geçerli olup, aynı yasanın 21/1. maddesinde “kayıt ve belgelerde miktara itibar edilmesi gerektiği hallerde kayıt ve belgeler değişebilen ve genişletilmeye elverişli sınırı ihtiva ediyorsa miktar fazlası o taraftan ifraz edilir” denmektedir. Çekişmeli taşınmaz doğu ve batı huduttan Tilkitepe ve Küçükova Devlet Ormanlarına bitişiktir. Bu nedenle kayıt miktarının belirlenmesi, miktar fazlasının sınırda bulunan ormana el atmak suretiyle kazanıldığının kabul edilmesi, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gereklidir. Değinilen yönler gözetilmeksizin kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 13.10.2009 günü oybirliği ile karar verildi.