YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12452
KARAR NO : 2009/15930
KARAR TARİHİ : 28.10.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 111 ada 34 parsel sayılı 5175,77 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, çayır niteliği ile belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (B) harfli 2093,16 m2’lik bölümün davalı adına, (A) harfli 3082,61 m2’lik bölümün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın eğiminin % 40-50 olduğu, taşınmazın üzerinde kısmen fındık ceviz ve erik ağaçlarının bulunduğu, kısmen çayırlık halde olduğu, doğu tarafının ise ladin gürgen kestane ağaçları ile kaplı olduğu, doğu bölümün toprağının humuslu olduğu,1973 tarihli hava fotoğraflarında batı bölümünün meyve ağacı ve çayırlık, doğu bölümünün ise ladin, gürgen ve kestane ağaçları ile kaplı olarak gözüktüğü, 1960 atrihli memleket haritasında ise, tamamının açık renkli alanda kaldığı açıklanarak (A) harfli 3082.61 m2’lik bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu, (B) harfli 2093.16 m2’lik bölümün ise orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilerek taşınmazın resmi belgelerdeki konumu ile (A) ve (B) harfli bölümleri gösterilmiştir. 05.09.2008 havale tarihli fenni bilirkişi raporunda ise (A) harfli kültür arazisinin 1353.69 m2 olduğu, (B) harfli orman arazisinin ise 3822.08 m2 olduğu belirtilerek taşınmazın (A) ve (B) harfli bölümlerini gösteren kroki sunulmuştur. 24.03.2009 havale tarihli uzman orman bilirkişi kurulu ve fenni bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda ise orman alanının (A) harfli 3082.61 m2, kültür arazisinin ise (B) harfli 2093.16 m2 olduğu açıklanarak kroki düzenlenmiş ve mahkemece bu kroki esas alınarak hüküm kurulmuştur. Ancak, orman ve fenni bilirkişilerin ayrı ayrı olarak düzenledikleri raporlarda orman olan ve olmayan bölümleri farklı yüzölçümleri ile hesapladıkları ve bu bölümlerin gösterildiği, krokilerin de şeklen birbirinden farklı olduğu, taşınmazın halen bir bölümü üzerinde ladin gürgen, kestane ağaçlarının bulunduğu bunların taşınmaz üzerindeki dağılımlarının gösterilmediği gözönüne alındığında sözkonusu raporların yetersiz ve birbiri ile çelişkili oldukları anlaşılmaktadır.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 … ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 … ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 … ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli;uzman ziraat bilirkişiden taşınmazın üzerindeki ağaçların yaşları ,dağılımları ,adetleri hususunda rapor alınmalı,keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ve davalı Özal Konak’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 28/10/2009 günü oybirliği ile karar verildi.