YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12691
KARAR NO : 2009/16623
KARAR TARİHİ : 12.11.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.03.2006 tarih ve 2006/1862-3339 sayılı bozma ilamında; “Mahkemece, 114 ada 16 ve 19 parseller yönünden yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Dairenin 12.12.2005 gün, 2005/10005-15171 sayılı ilamı gereğince bilirkişiler tarafından memleket haritası ile kadastro paftası bilgisayar ortamında çakıştırılmak suretiyle zemine aplike edilmesi sonucu sadece 16 ve 19 parseller ile yakın parsellerin durumu değerlendirilmiş en az bir ada bazında uygulama yapılmamıştır. Her iki taşınmaza yakın ve komşu parsellerin davalı oldukları da dikkate alınarak birlikte yapılacak değerlendirme ile bir karar verilmelidir.
Açıklanan nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında üç orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, dava konusu parsellerin bulunduğu adayı kapsayacak şekilde, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; taşınmazın eylemli durumu raporda açıklanmalı, keşif sırasındaki hakim gözlemi keşif tutanağına geçirilmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın kabulü ile dava konusu 114 ada 11, 16 ve 19 sayılı parsellerin kadastro tespitlerinin iptaliyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 12/11/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.