Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/12698 E. 2009/15578 K. 26.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12698
KARAR NO : 2009/15578
KARAR TARİHİ : 26.10.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15.12.2008 tarih 2008/16304 – 17513 sayılı bozma kararında özetle “Dosyada mevcut orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 13.11.2007 tarihli rapora ekli krokide çekişmeli 155 ada 22 parsel sayılı taşınmazın 22/B ile gösterilen kısmının orman tahdit sınırları içinde iken 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden, 22/a ile gösterilen kısmın ise orman sınırları dışında ziraat alanı olduğu bildirilmiş ve ekli kadastro tahdit hattı ile irtibatlı krokide tahdit içinde kalan kısım 22/b ile, tahdit dışında kalan kısım 22/a ile gösterilmiştir. Fenni bilirkişiler … ve … tarafından düzenlenen 12.11.2007 tarihli rapor ve bu rapora ekli 155 ada da bulunan parsellerin orman alanı içinde kalan ve kalmayın kısımlarını gösterir tabloda ve yine ekli (ölçü krokisi no 2) krokide 22/b ile gösterilen kısmın 3242 m2, 22/a ile gösterilen kısmın 764 m2 olduğu bildirilmiştir. Bu rapora göre 22/a ve 22/b ile gösterilen kısımların toplam yüzölçümü 4006 m2 olup çekişmeli taşınmazın tespit yüzölçümü 4023 m2 dir ve tespit yüzölçümü ile raporda belirlenen (4006 m2 ) yüzölçümü birbirinden farklı olup bunun nedeni açıklanmamıştır. Yine dosyada mevcut yalnızca fenni bilirkişi … tarafından düzenlenen ve üzerinde tarih bulunmayan 153, 154, 155 ve 156 adalarda bulunan çekişmeli taşınmazların tümünün orman alanı içinde kalan ve kalmayın kısımlarını gösterir tabloda ise çekişmeli 155 ada 22 parsel sayılı taşınmazın 2/b alanı içinde kalan kısmının yüzölçümü 3259 m2, tahdit dışında ziraat alanı içinde kalan kısmının yüzölçümü ise 764 m2 olarak gösterilmiş ve tabloya tahdit haritası ile irtibatlı kroki eklenmiştir. Bu rapora göre taşınmazın tahdit içinde kalan kısmı ile tahdit dışında kalan kısmının toplam yüzölçümleri 4023 m2 olup, tespit yüzölçümüne eşittir. Tüm bu raporlara eklenen tahdit hattı ile irtibatlı krokiler birbiri ile ayni olup, birbirini doğrulamaktadır. Ancak mahkemece hükme esas alınan ve yine fenni bilirkişi … tarafından düzenlenen 09.03.2006 tarihli çekişmeli 155 ada 22 parselin ilk durumu, son durumu ölçü krokisi ve 155 ada 22/A- A1 ve A2 ile gösterilen kısımları yüzölçümlerini gösterir 3 sayfalık rapor incelendiğinde ve tahdit haritası ile irtibatlı kroki ile çakıştırıldığında A1 ve A2 ile gösterilen kısımların orman tahdidi içinde kaldığı tespit edildiği gibi 22 /a ile gösterilen kısmın taşınmazın neresinde kaldığı tam olarak anlaşılamamıştır. A2 ile gösterilen kısmın yola terk edildiğinin bildirildiği ve yüzölçümünün 20 m2 olduğu tescil kararı verilirken bu kısmın dikkate alınmadığı ve hüküm kısmında tescil kararı verilen 22/a. 22/a1 ve 22/b kısımlarının yüzölçümlerinin gösterilmemiş olmasının hükmün infazı sırasında karışıklığa yol açacağı, bilirkişiler tarafından hükmün infazına elverişli kroki çizilmemiş olduğu ve dosyada mevcut
fenni bilirkişiler tarafından düzenlenen her üç raporunda birbiri ile çelişkili olduğu gözlenmiştir. Mahkemece bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı, denetlemeye ve infaza elverişli, asıl kadastro parseli içinde kalıpta orman sınırları içinde kaldığı halde 2981 ve 3290 Sayılı Yasa uygulaması ile yapılan ifraz sonucu yol, meydan, yeşil alan yada başka bir amaçla tutanağı düzenlenmeyerek tescil harici bırakılan alanların miktarlarının da asıl parsel içinde değerlendirilmesi gerektiği husus dikkate alınarak çekişmeli 155 ada 22 parselin durumunu gösterir kroki çizdirilerek; bu kroki üzerinde Aşur Kazmacı ve Selahattin Acar tarafından kullanılan taşınmazların yerleri gösterilmeli ve bu taşınmazların ayrı ayrı yüzölçümleri ile tahdit içinde kalan kısımları ile tahdit dışında kalan kısımları belirlenmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği” gereğine değinilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulü ile çekişmeli 155 ada 22 parsel sayılı taşınmazın 22/a ile gösterilen 764 m2’lik kısmının Aşur Kazmacı adına; 22/b ile gösterilen 2959 m2’lik, A1 ile gösterilen 280 m2’lik ve A2 ile gösterilen 20 m2’lik kısımların orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1947 yılında yapılan ve 1949 yılında ilan edilerek kesinleşen orman tahdidi ile yargılama sırasında yapılan ve çekişmeli taşınmaz yönünden kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 26/10/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.