Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/1272 E. 2009/1975 K. 10.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1272
KARAR NO : 2009/1975
KARAR TARİHİ : 10.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve 2/B şerhinin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-davacı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine vekili, 1973 yılında yapılan kadastro sırasında belgesizden kişiler adına tesbit ve tescil edilen Mudarlı Köyü 194 parselin 2/B madde sahasında kalan yerlerden olduğu iddiasıyla davalılar adına kayıtlı tapunun iptalini ve Hazine adına tescilini istemiş, birleşen davada da tapu maliki gerçek kişiler tapuda yazılı 2/B şerhinin silinmesini istemişlerdir. Mahkemece, Hazinenin davasının kabulüne, 17.05.2007 tarihli krokide (B) işaretli 4802 m2 bölümün tapu kaydının iptali ile 2/B niteliğiyle Hazine adına tesciline, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B iddiasına dayalı tapu iptali tescil ve 2/B şerhinin silinmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 27.01.1945 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 15.10.2004 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın kadastro sırasında davalı adına tespit edildiği, 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosunda öncesinin orman sayılan yerlerden olması nedeniyle kısmen orman sınırları içine alınarak daha sonra 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğinin yitirilmiş olması nedeniyle 2B madde uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarıldığı ve işlemin kesinleştiği, yörede yapılan makiye ayırma çalışmasının yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun yapılmadığından geçersiz olduğu, çekişmeli taşınmaz, 1944 yılında yapılan orman kadastro sınırlarının içinde kaldığı, genel arazi kadastrosu sırasında taşınmazın 4802 m2’lik bölümü orman sınırları içinde kaldığı halde, kadastro ekibinin bu durumu nazara almadan bu yeri ikinci kadastroya tabi tutarak kişiler adına tapu kaydı oluşturulduğundan 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddesi gereğince tüm sonuçlarıyla hükümsüz sayılacağı, oluşan tapu kaydının kamu malı olan orman niteliğindeki taşınmazlar hakkında özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümlerinin uygulanamayacağı, bu nedenle, aslında orman olan taşınmazı tapu kaydı ile satın alan kişinin de 4721 Sayılı MedeniYasanın 1023. maddesindeki iyiniyet kurallarından yararlanamayacağı, tapu kaydı geçerli hukuki sebepten yoksun olduğundan, yasanın koruyuculuğu altında bir kayıt olarak değerlendirilemeyeceği, öncesi orman olan taşınmazın tapuya tescil edilmiş olmasının yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu ve malikine mülkiyet … kazandırmayacağı (H.G.K. 19.02.2003 gün 2003/20-102-90 sayılı kararı) bu tür taşınmazların Hazine adına tescil edilmesinde 2924 Sayılı Yasanın 3. maddesi hükümlerine göre yasal zorunluluk bulunduğu ve H.G.K.’nun 21.02.1990 gün ve 1989/1-700-101 ve 18.10.1989 gün 1-419/528 sayılı kararında belirtildiği gibi hiçbir süreye bağlı kalmadan açılacak dava sonucu tapunun iptal edilebileceği, davalıların bu yeri kendilerine satın kişilerden satım bedelini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre isteyebileceği gözönünde bulundurularak davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 10/02/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.