Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/1274 E. 2009/3420 K. 02.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1274
KARAR NO : 2009/3420
KARAR TARİHİ : 02.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03/12/2007 gün ve 2007/13445-15600 sayılı bozma kararında özetle; “3402 Sayılı Kadastro Yasasının uygulanmaya başladığı 10/10/1987 tarihten önce 2613, 5602 ve 766 sayılı Yasaların hükümlerine göre, kadastrosu yapılacağı ilan edilen ve önceden sınırları belirlenen çalışma alanları içerisindeki ormanlar tesbit dışı bırakılmışlardır. Bir diğer anlatımla arazi kadastrosu ekipleri ormanların kadastrosunu yapmamış, ancak bölgede daha önce orman kadastrosu yapılıp kesinleşen ve tapuya tescil edilen ormanlara ait kayıtlar, o birliğin çalışma alanının tapu kütüğüne aktarılmıştır (766 Sayılı Yasanın madde 46/3). Bölgede orman kadastrosu yapılmamışsa, arazi kadastrosunun yapılacağı bölgedeki, ormanların sınırlandırılması Orman İdaresinden istenmiş, İdarenin orman sınırlarını belirlemesinden sonra arazi kadastro ekipleri bu sınırlamayı esas almak suretiyle, belirlenen orman sınırına girmeden arazi kadastro çalışmalarını yürütmüşlerdir. Bu uygulama 3402 Sayılı Kadastro Yasasının yürürlüğe girdiği 10/10/1987 tarihine kadar sürdürülmüş, 3402 Sayılı Yasanın yürürlüğünden sonra ise anılan Yasanın 4. maddesi gereğince işlem yapılmıştır. Her olaya olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan yasa hükümlerinin uygulanması gerekir. Bu nedenle; somut olayın 766 Sayılı Yasa hükümleri gereğince irdelemesi yapılıp uyuşmazlığın buna göre çözümlenmesi zorunludur.
Dava konusu parsellerin 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve 1744 Sayılı Yasaya göre orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğinden o tarihte yürürlükte bulunan 766 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince orman olarak tesbit harici bırakılmasına dair verilen komisyon kararı yargısal aşamalardan geçerek kesinleşmiştir. Bu karar taşınmazların orman olduğu konusunda güçlü delil oluşturur. Orman bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazlar yörede 1985 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında orman tahdit sınırının dışında kaldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki; çekişmeli taşınmazlar Tapulama Komisyon Kararı ile 04.04.1977 tarihinde orman niteliği ile tescil harici bırakılmış olmakla, orman kadastro çalışmalarının yapıldığı 1985 yılına kadar orman sayılacağından sürdürülen zilyetliğe değer verilemez (H:G.K. 13.03.2002 gün ve 2002/8-183-187 ve 13.02.2002 gün 2002/8-183-187 S.K.).
Taşınmazın tahdit dışında kaldığı 26.07.1985 tarihi ile dava tarihi arasında kazanmayı sağlayan 20 yıllık süre de geçmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden sonra dava tarihinden önce 26/07/1985 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 02/03/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.