YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12782
KARAR NO : 2009/15625
KARAR TARİHİ : 26.10.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04.02.2008 … ve 2007/15326-2008/1576 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yetirle değildir. Keşif sırasında bilgisine başvurulan Uzman Orman Bilirkişi … tarafından Resmi belgelerin uygulanmasına dayalı olarak düzenlenen 24.09.2006 tarihli raporda çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen kısmının memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman sayılan (A) ile gösterilen kısmının da orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmiş, rapora ekli memleket haritasında da taşınmazın hemen hemen tamamını açık alanda göstermiştir. Aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 27.03.2007 tarihli ek raporda ise, dava konusu taşınmazın memleket haritasında daha önceki raporda olduğu gibi aynı konumda ve (B) kısmının yeşil orman alanı içinde, (A) kısmının açık alanda göstermiş, ancak rapora ekli ölçekleri eşitlenmiş ve kadastro paftası ile çakıştırılmış orijinal-renkli memleket haritasında taşınmazın büyük bir kısmının açık alanda işaretlenmiş, karara dayanak alınan Fenni Bilirkişi … …’ın düzenlediği 22.12.2006 tarihli krokide ise, (A) ile gösterilen ve orman sayılmayan kısmı kuzeyde (B) ile gösterilen ve orman sayılan kısmı ise güneyde gösterilmiştir. Fenni bilirkişi krokisi ile dosyada bulunan memleket haritası çakıştırıldığında çekişmeli 282 ada 8 nolu parselin kuzeyin de bir kısım yerin yeşil orman alanı içinde kaldığı, ancak bu kısmın (A) ile gösterilen ve 282 ada 9 parsel olarak davalı adına tesciline karar verilen alan içinde olduğu; taşınmazın (B) ile gösterilen ve orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilen kısmın ise güneyde açık alan içinde kaldığı gözlenmektedir. Orman bilirkişi rapor ve ek raporu ile fenni bilirkişi raporu ve krokisi birbiri ile çelişkili olduğundan bu raporlara dayanak alınarak hüküm kurulamaz.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 … ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 … ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 … ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu Tozman Köyü 282 ada 8 parselin (A)=3030,73 m2 bölümünün orman niteliği ile Hazine adına, (B)=16209,12 m2 bölümünün davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 26/10/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.