YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12792
KARAR NO : 2009/16243
KARAR TARİHİ : 05.11.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 209 ada 1 parsel sayılı 8385,88 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, hali arazi niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişi, çekişmeli taşınmazın bir bölümünün kendisine babasından kaldığı ve zilyet olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (A) harfli 478,74 m2’lik bölümünün davacı adına, (B) harfli 7927,14 m2’lik bölümünün Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece kurulan hüküm doğru değildir. Şöyle ki; dava konusu olan taşınmaz hali arazi niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir.hükme esas alına uzman ziraat bilirkişi tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazın dava konusu olan (A) harfli 478.74 m2’lik bölümünün eğiminin % 40 iken % 5’e indirildiği, üzerinde 1 adet 35 yaşında zeytin ağacı, 20 yaşında badem ağacı, 50 yaşında keçiboynuzu ağacı, 30 ve 40 yaşında harnup meyvesi ağaçlarının bulunduğu, dava konusu olmayan (B) harfli 7927.14 m2’lik bölümün üzerinde ise blok halinde büyük kayalar ile maki ve çalı formunda ağaçcıkların bulunduğu, batı yönden bitişikteki 101 ada 1 nolu devlet ormanının doğal uzantısı orman toprağı niteliğinde olduğu açıklanmıştır.
6831 Sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosunun uygulanması hakkında yönetmeliğin 26.maddesinde; “Orman kadastro komisyonlarınca;
a) 6831 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre, orman sayılan ve eskiden beri Devlete ait olduğu bilinen ormanlar, orman içindeki kültür arazileri dışında 6831 Sayılı Kanunun 17’nci maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaçcık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıklar,
b) Yürürlükten kaldırılmış 3116 Sayılı Orman Kanununun geçici 1’inci maddesine göre kamulaştırılmış ormanlar,
c) 4785 sayılı Kanunla Devletleştirilmiş veya Devletleştirilmeye tabi ormanlar,
d) 6831 Sayılı Kanunun 3 üncü maddesine göre orman rejimine alınmış yerler,
e) 6831 Sayılı Kanunun 13’üncü maddesinin (B) bendine göre orman olarak ağaçlandırılan veya ağaçlandırılacak yerler,
f) 6831 Sayılı Kanunun 24’üncü maddesine göre kamulaştırılan yerlerle diğer suretle orman yetiştirilmek üzere kamulaştırılan yerler,
g) Devlet ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan yerler,
h) Her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlar,
ı) Maliye Bakanlığınca ağaçlandırılmak üzere tahsis edilmiş yerlerden ağaçlandırılmış ya da ağaçlandırılmak üzere planlanmış sahalar,
j) Orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar,
Devlet ormanı olarak sınırlandırılır.
4785 sayılı Kanunla Devletleştirilmiş ormanlar ile yukarıda belirtilen (b), (d), (e), (f), (g), (ı) ve (j) bentlerine göre orman rejimine girmiş olan sahaların herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olması bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmaz.
Bu gibi yerlerin orman sınırları dışında kaldığı tespit edildiğinde orman sınırları içine alınarak haritasına işlenir. Arazide orman sınırları buna göre düzeltilir. Tutanak defterinin sırası gelmiş sayfasında da durum etraflıca izah edilir.
Devletleştirilmiş ormanlar; sahiplerince 4785 Sayılı Kanunun 5’inci ve 5658 Sayılı Kanunun geçici 1’inci maddesinde tayin edilen müddet içerisinde gerekli başvurular yapılmış ve aynı Kanunun 3 ve 4 üncü maddelerine göre de işlemleri tamamlanmış veya tamamlanmak üzere bulunan ormanlardır.
Devletleştirilmeye tabi ormanlar; gerek 4785, gerekse 5658 Sayılı kanunlarca öngörülen müddet içerisinde gerekli başvurular yapılmamış, yapılsa bile diğer gerekleri yerine getirilmemiş ve sonuçta kanun hükmü ile Devletleştirilmiş ormanlardır.
Bir ormanın Devletleştirmeye tabi ormanlardan olduğunun kabul edilmesi;
1) Bu ormanın 4785 Sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 13/07/1945 günü itibariyle mevcut olması,
2) 4785 Sayılı Kanunun 2’ci maddesinde gösterilen istisnalara dahil bulunmaması,
3) İktisabının haklı bir sebebe dayanması, tesis edildiği tarihteki mevzuata uygun bulunması, tapunun mevkii, alanı, hudutları ve vasfı itibariyle iddia edilen araziye uygun bulunması,
şartlarının gerçekleşmiş olmasına bağlıdır.” denilmektedir.
Dosya kapsamından; çekişmeli (A) harfli bölümün yukarıda belirtilen orman kadastro yönetmeliğinin 26/J ve 26/2 maddesi gereğince eğimi yüksek funda ve makilik alan olduğu, 4785 Sayılı Yasanın istisnalarına girmediği, orman rejimine giren yerlerden olduğu, kaldı ki; yüzölçümü itibarı ile de aynı taşınmazın dava konusu olmayan (B) harfli bölümünün devamı niteliğinde bulunduğu anlaşılmakta olup, mahkemece gerçek kişi tarafından açılan davanın reddine ve tesbit gibi tescile karar verilmesi gerekirken (A) harfli bölüm üzerinde kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 05/10/2009 günü oybirliği ile karar verildi.