Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/12810 E. 2009/15713 K. 26.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12810
KARAR NO : 2009/15713
KARAR TARİHİ : 26.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine Vekili, Davalılar adına tapuda kayıtlı bulunan … Köyü, Köyiçi mevkiinde bulunan 110 parsel sayılı 30563 m2 158 parsel sayılı 8656 m2, 61 parsel sayılı 16453 m2 yüzölçümündeki taşınmazların tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, dava konusu taşınmazlarında içersinde bulunduğu büyük bir alanın, yörede 3116 sayılı yasaya göre 1940 yılında yapılan orman kadastrosunda Devlet Ormanı olarak kadastrosu yapılıp tapuya tescil edildiğini, daha sonra taşınmazların kesinleşen ve tapuya tescil edilen orman kadastrosu sınırları içinde iken 1988 yılında 6831 Sayılı Yasanın 3302 SY ile değişik 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılıp işlemin kesinleştiğini belirterek davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tescili istemiyle aynı davalılar adlarına tapuda kayıtlı olan 61 ve 158 sayılı parsellerle birlikte dava açmıştır. Mahkemece 61 ve 158 sayılı parsellere ilişkin dava bu dosyadan ayrılıp ayrı esaslara kaydedildikten sonra davanın 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde belirtilen on yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalıp nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 29/10/1980 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. md uygulaması ile 3302 sayılı yasaya göre 30/07/1988 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen 2/B madde uygulaması vardır.
Polonez Köyünde genel arazi kadastrosu 766 Sayılı Yasaya göre 1968 yılında yapılmış sonuçları 12.12.1968 – 11.01.1969 tarihleri arasında ilan edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazlar dava ve tespit tarihinden önce 1940 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, orman sınırları içinde bırakılmış, 1988 yılında 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan ve 30.07.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılmış ve bu konuda taşınmazların tapu kayıtlarının beyanlar hanesine 24.05.1995 tarih 910 yevmiye ile “61 parselin kısmen 110 ve 158 sayılı parsellerin tamamının 6831 SY nın 2B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı” şerhi konulmuştur. Tapu kaydı maliki davalılar şerhin konulduğu tarihten bugüne kadar şerhin kaldırılmasına yönelik dava açmadıkları gibi, 1744 SY göre 1980 yılında yapılan aplikasyon sırasında taşınmazı orman sınırı içinde bırakan işleme ve 1988 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına karşı davada açmamışlar ve tüm işlemler kesinleşmiştir. 1968 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda da taşınmazların, daha önce yapılan ve tapuya tescil edilen orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, hata ile ikinci kere kadastrosu yapılarak gerçek kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir. Aşağıda izah edileceği gibi somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 5841 Sayılı Yasa ile değişik 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağı da bulunmamaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu 110 parsel sayılı taşınmazın 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği taşınmaz daha önce yapılan ve tapuya tescil edilen orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı davalı kişiler taşınmazı satın almış ise, sebepsiz zenginleşme kurallarına göre satış bedelini, bu yeri kedisine devir eden kişilerden geri alabileceği göz önünde bulundurularak arazi kadastrosundan çok önce yapılıp kesinleşen ve Hazine adına tapuya tescil edilen orman kadastrosu sınırları içinde bulunan ve daha sonra nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının iptali ile 6831 Sayılı Yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 11/3. maddesi gereğince hali hazır niteliği ile kaydında “6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yer” belirtmesi de yapılarak Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, 10 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26/10/20009 günü oybirliğiyle karar verildi.