Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/12901 E. 2009/14766 K. 14.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12901
KARAR NO : 2009/14766
KARAR TARİHİ : 14.10.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil, elatmanın önlenmesi ve şerhin silinmesi davalarının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

1979 yılında yapılan kadastro sırasında, … Köyü 170 parsel sayılı 8.100 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden tarla niteliği ile … adına tespit ve tescil edilmiş, kütüğün beyanlar hanesine 18.4.1996 tarihinde T.C Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü yararına ipotek şerhi konulmuştur. Davacı …, çekişmeli taşınmazın bir bölümünün kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığından tahdit içinde kalan kesiminin tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili, beyanlar hanesindeki şerhin kaldırılması ve davalı kişinin el atmasının önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Hazine, aynı yöndeki istemlerle duruşmalara katılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek (A) ile işaretlenen bölümünün kayıt maliki üzerinde bırakılmasına, (B) ile işaretlenen kesiminin orman niteliği ile (C) ile işaretlenen bölümünün 2/B niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm … ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman sınırı içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali tescil, el atmanın önlenmesi ve şerhin silinmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 26/03/1982 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2 madde uygulaması ile 3302 Sayılı Yasaya göre 21/04/2003 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihi itibariyle kesinleşen 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; Dairenin geri çevirme kararı üzerine getirtilen Seyitgazi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/62-123 sayılı dosyası incelendiğinde; Hazinenin çekişmeli 170 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen tahdit içinde iken 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı iddiası ile dava açtığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) ile işaretlenen 400 m2 yüzölçümlü bölümünün

Hazine adına, (A) ile işaretlenen 7.700 m2 yüzölçümlü kesiminin kayıt maliki üzerinde bırakılmasına karar verildiği, Hazinenin temyizi üzerine Dairece 02.01.2006 tarihinde onanarak kesinleştiği ancak henüz tapuda infaz edilmediği tespit edilmiştir. Seyitgazi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/62-123 sayılı dosyasında hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu ekindeki hat uygulaması ve temyize konu dosyada karara dayanak alınan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen krokideki hat uygulaması ile bir örneği dosyada yer alan tahdit haritası birbiri ile çelişiktir. Bundan ayrı ; Dairenin geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen kadastro paftası incelendiğinde paftadaki çap ile hükme dayanak yapılan fen ve orman bilirkişi kurul raporlarında ki, çekişmeli taşınmazın geometrik şekli (çapı) birbirine benzememektedir. Aplikasyon haritasındaki çap ile kadastro paftasındaki çap aynı olmakla birlikte hükme dayanak yapılan bilirkişi raporlarında düzenlenen çap farklıdır. Mahkemece bu çelişkiler ve farklılıklar üzerinde durulup yöntemince giderilmemiştir. Tahdit haritası ve kadastro paftası ile çelişen krokiye dayanılarak hüküm kurulamaz. Bu haliyle uzman bilirkişinin orman tahdit haritası ve tutanakları ile kadastro paftasını nasıl uyguladığı ve taşınmazın kesinleşen orman tahdidinde ne gibi işleme tabi tutulduğu net olarak anlaşılamamaktadır. Seyitgazi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/62-123 sayılı dosyasında … taraf olmadığından ve her iki dosyadaki dava sebepleri farklı olduğundan bu dosya temyize konu dosya yönünden HYUY’nın 237. maddesi uyarınca kesin hüküm oluşturmaz. Diğer taraftan kabule göre de; Orman Yönetiminin, kesinleşen tahdit alanında kalan taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve davalının el atmasının önlenmesi istemiyle dava açtığı, Hazinenin de aynı yöndeki istemle davaya katıldığı ve temyize konu taşınmazın (B) ile işaretlenen kesimlerinin kesinleşen tahdit haritası içinde kaldığı belirlenerek bu bölümün tapu kaydının iptaline karar verildiği halde, mahkemece el atmanın önlenmesi istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.
Orman tahdidinin kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği orman tahdit tutanak ve haritalarının uygulanması ile belirlenir.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 26/03/1982 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 3302 Sayılı Yasaya göre 21/04/2003 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihi itibariyle kesinleşen 2/B madde uygulamasına ilişkin işe başlama, işi bitirme, sonuçları ilan tutanakları, çalışma tutanakları ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri orman sınır noktalarıyla birlikte gösterir orman tahdit haritası ve orman rejimi dışına çıkarma haritalarının orijinalinden çekilmiş renkli fotokopi örnekleri orman yönetiminden, çekişmeli taşınmaz ile komşularını gösterir 1979 yılında düzenlenen 2 nolu kadastro paftasının orijinalinden çekilmiş renkli fotokopi örneği kadastro müdürlüğünden getirtilmeli, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek iki mühendis ve bir harita mühendisinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle çizilmek ve taşınmazın tahdit içinde , dışında ve 2/B alanında kalan bölümlerinin yüzölçümleri X ve Y değerli koordinatlı krokide gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; … ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 14/10/2009 günü oybirliği ile karar verildi.