YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12942
KARAR NO : 2009/16284
KARAR TARİHİ : 05.11.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişi, altı aylık askı ilan süresi içinde açtığı orman kadastrosuna itiraz davasında, İncirli Köyü 33, 56, 59, 74, 84, 88, 95, 105, 110, 111, 112, 115, 118, 120, 127, 142, 147, 239, 261, 286, 288, 291, 358, 444, 463, 466, 477, 514, 738 ve 756 sayılı parselin tamamı ile 99 sayılı parselin bir bölümünün öncesi orman olmadığı halde yörede 2007 yılında 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve 20.02.2007 tarihinde ilan edilen orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içine alındığını belirterek çekişmeli taşınmazların orman sınırları dışına çıkarılmasını istemiştir. Tek bir dava dilekçesi ile tüm parseller hakkında açılan dava ayrılarak her bir parsel için bir dava dosyası düzenlenmiş, daha sonra davacıya keşif masraflarını yatırması için meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş ve süresi içinde masrafların yatırılmamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6 aylık askı ilan süresi içinde açılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına itiraza ilişkindir.
Yörede 1977 yılında yapılan genel kadastro çalışması bulunmaktadır.
Mahkemece keşif masrafı yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıcın dava konusu şeyi inceleyerek onun hakkında bütün duygularıyla bilgi edinmesi olarak tanımlanabilen keşif; taşınmazlarla ilgili davalarda, dava konusunun yerinde görülüp incelenmesi biçiminde gerçekleşir (H.Y.U.Y.m. 363 vd.). Keşfe gidilebilmesi için mahkemenin bu konuda bir ara kararı oluşturması zorunludur. Bu kararda keşif giderlerinin, keşif giderini yatıracak tarafın ve bunun için gerekli önel ve/veya kesin önelin avukatla kendini temsil ettirmeyen taraf keşif istemişse, kesin önel içerisinde giderleri yatırmamanın sonuçlarının açıklıkla anlatılması; tanık dinlenip, bilirkişi incelemesi yapılacak ise, bu hususun ve keşif günü ile saatinin belirtilmesi; bunun doğal sonucu olarak; hakim, katip ve götürülecekse mübaşir için yol tazminatının (492 Sayılı Harçlar Yasası m. 34); keşif isteyen taraftan keşif aracını bizzat sağlaması istenemeyeceğinden; mahkeme, yapacağı işe, süresine ve gideceği yere göre gerekli gördüğü aracı kendisi belirleyip, temin edeceğinden, araç için ödenecek para miktarının; keşifte dinlenecek bilirkişi ve tanıkların isimlerinin ve ücretlerinin; bilirkişi ve tanıklarla, gerekiyorsa taraflara keşif gününün haber verilebilmesi için gönderilecek davetiye giderlerinin gösterilmesi yanında; yatırılacak avansın tutarı ile yatıracak tarafın ekonomik gücü, keşif tarihi ve tebligatların ulaşması için geçecek süre gözetilerek keşif gününden önceye rastlayan bir tarihin belirlenmesi ve bunda Tebligat Yasası ile Tebligat Tüzüğünün gözönünde tutulması zorunludur.
Anılan hususları kapsamayan ve belirlenecek bir miktarın keşif gününe kadar yatırılması biçiminde kurulacak ara kararı ve buna dayalı olarak verilecek önel ve kesin önelin uygulamada H.Y.U.Y. m.414, 163 açısından bir sonuç doğurması olanağı bulunmamaktadır (H.G.K. 26.02.1975 T. 1972/1-1273 E. 1975/258 K; H.G.K. 18.02.1983 t, 1980/1-1284 E. 1983/141 K. H.G.K. 30.12.1992 t. 1992/16-666 E., 1992/769 K.; 20.H.D. 14.12.1992 t, 1992/16198-7040).
Öte yandan, bu koşulların tam olarak yerine getirilmemesi, keşif giderlerine itiraz … olan gider yükümlüsünün bu hakkını kullanmasına da engel oluşturur.
Kadastro mahkemelerinde belirtilen genel hükümler, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 29’ncı maddesi kıyas yoluyla, aynı yasanın 36’ncı maddesine göre işlem yapılması hallerinde de aynen uygulanır.
Davacı tarafından 31 parça taşınmaz hakkında açılan tek bir davanın yargılamasına aynı mahkemenin 2007/147-61 sayılı (dairenin 2009/12940 E sayılı) dosyasında başlanılmış, ancak daha sonra her bir parsele ilişkin dava ayrılarak ayrı ayrı dosyalar oluşturulmuş, mahkemece her bir dosyada keşif yapılmadan uyuşmazlığın çözümlenemeyeceği belirtilerek keşif hususunda ara kararı verilmiştir. Aynı gün dairede temyiz incelemesi yapılan bu dosyalar içindeki kadastro paftalarından bazı taşınmazların birbirine bitişik veya yakın olduğu görülmektedir. Anayasanın 141/1 ve H.Y.U.Y.’nın 77. madesi gereğince yargılamanın mümkün olduğu çabuklukla ve en az masrafla görülmesi gerekir. Buna hukuk sözlüğünde usul ekonomisi denmektedir. Mahkemece, birbirlerine yakın parseller hakkında açılan davaların bir dosyada birleştirilerek yargılamasının yapılmasının gerektiği düşünülmediği gibi kurulan ara kararında mahkeme giderlerinin, araç ücretinin ve uzman bilirkişilerin isimleri ile bilirkişilere tebligat masraflarının tek tek belirtilmediği görülmektedir.
Yukarıda açıklanan yasa ve yerleşmiş Yargıtay uygulamasına aykırı olarak kurulan ara kararları sonucu verilen önel ve kesin önele dayanılarak, keşif giderlerinin yasal sürede yatırılmadığından söz edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 05/11/2009 günü oybirliği ile karar verildi.