YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13049
KARAR NO : 2009/16998
KARAR TARİHİ : 19.11.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine, Orman Yönetimi ve davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, Franşa Mevkii 209 ada 9 parsel sayılı 97171,89m² yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden orman niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar kesinleşen 525 ve 526 nolu OTS taşlarını birleştiren ve orman ile ziraat arazilerini ayıran orman tahdit hattının kadastro ekiplerince hatalı tespit edilerek sınırlarını dava dilekçesinde bildirdikleri atalarından kalan ve zilyetliklerinde bulunan taşınmazlarının orman sınırları içerisinde bırakıldığı iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece; davacı …’ün davasının reddine, diğer davacılar tarafından açılan davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin fen ve orman bilirkişilerin 16.06.2009 tarihli rapor ve krokilerinde (A) ile işaretli 5427,47 m² kısmının ayrı bir parsel numarası verilerek davacı … adına, (B) ile işaretli 2409,29 m² kısmının ayrı bir parsel numarası verilerek davacı … … adına, C ile işaretli 1507,26 m² kısmının ayrı bir parsel numarası verilerek davacı … adına, D ile işaretli 87827,87 m² kısmının tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine, Orman Yönetimi ve davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1968 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki, bir örneği dosyada yer alan tahdit haritasında 525, 526, 527, 546 ve 547 nolu orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan orman bilirkişi … ve harita mühendisi … … tarafından düzenlenen 16.06.2009 havale tarihli rapor ekindeki krokide, aynı noktaları birleştiren hat arasında açı, eğim, yön ve uzaklık bakımından benzerlik yoktur. Tahdit haritası ile kroki çelişkili olup, mahkemece bu yön üzerinde durularak çelişki giderilmemiştir. Ayrıca orman bilirkişi tarafından çekişmeli taşınmazların (A), (B) ve (C) ile gösterilen bölümlerinin memleket haritasında elle işaretleme şeklinde gösterildiği, geniş çevresiyle birlikte aplike edilmediği gibi, mahkemece taşınmazların kuzeyinde bulunan Kiraz Umurlu Köyüne ait pafta getirtilip komşu parseller tespit edilerek, bunlara göre konumları denetlenmemiş, ziraatçi bilirkişi (A) ile gösterilen kısmın eğiminin % 10, (B) ve (C) ile gösterilen bölümlerinin eğiminin % 30-60 olduğunu, çekişmeli yerlerin bir kısmında kestane ağaçları bulunduğunu açıkladığı halde kestanelerin yaşları, aşılı mı aşısız mı olduğu, doğal yollarla mı yetiştiği araştırılmamış, eski ve yeni hava fotoğrafları ile bu fotoğraflardan elde edilmiş memleket haritaları ile topoğrafik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro paftası örneği getirtilerek uygulanıp taşınmazın niteliği ile konumu ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı saptanmamıştır. Eksik araştırma ve incelemeye, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece 1968 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile 2007 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme, sonuçlandırma ve askı ilan tutanakları ile tahdit haritaları, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ve bu fotoğraflardan elde edilmiş memleket haritaları, topoğrafik fotogometri yöntemiyle düzenlenmiş kadastro paftası örneği ile taşınmazların kuzeyinde bulunan Kiraz Umurlu Köyüne ait pafta getirtilip komşu parseller tespit edilerek bunlara ilişkin kadastro tespit tutanakları, varsa dayanak belgeleri ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 02 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli, 1968 yılında kesinleşen orman tahdidinin seri bazda yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, seri bazda yapıldığının ve taşınmazın seri bazda yapılan orman tahdidinin dışında kaldığının anlaşılması halinde, seri dışında kalan taşınmazlar yönünden orman kadastro komisyonunca her hangi bir inceleme yapılmadığından, kesinleşen bir orman kadastrosundan söz edilemeyeceği gözetilmeli, eski tarihli memleket haritası ile hava fotoğrafları ile tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ile fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları, fotogrometri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp taşınmazın bu belgelerde niteliğinin ne şekilde görüldüğü, imar, ihya ve zilyetliğinin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı, zilyetlik ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı taşınmazın bitki örtüsü toprak yapısı ve eğimi belirlenmeli orijinal renkli memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde bir biri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunun çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, taşınmazın üzerindeki kestane ağaçlarının yaşları, aşılı mı, ya da aşısız mı olduğu, doğal yollarla mı yetiştiği, kapalılık oluşturup oluşturmadığı belirlenmeli, 4785 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince “sahipli fıstık çamı, palamut meşesi ve aşısız kestane ormanlarının” devletleştirme kapsamı dışında bulunduğu, buna göre sahipsiz aşısız kestanelikler ile tapusu olsa bile aşılı kestane ormanlarının devletleştirme kapsamında olduğu, “sahipli”den, taşınmazın tapulu olması kastedildiği ve davalının dayandığı tapu kaydı bulunmadığı gözetilmeli; orman içi açıklığı konumunda bulunup bulunmadığı ve orman içi açıklıklarının zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülmeli, yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar ihya yapılmış ise hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü sorulmalı, taşınmazın konumu, eğimi ve bitki örtüsü dikkate alındığında, sürdürülen zilyetliğin ekonomik amacına uygun, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı belirlenip, önceki ziraatçi ve ormancı bilirkişiler raporlarındaki bulgularda değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı …’un temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 19.11.2009 günü oybirliği ile karar verildi.