Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/13190 E. 2009/16571 K. 12.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13190
KARAR NO : 2009/16571
KARAR TARİHİ : 12.11.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … Yönetimi, davalı Hazine aleyhine açtığı davada Merkez … Köyü 3019 parsel sayılı 801 m2 yüzölçümünde davalı adına toprak niteliği ile tapuda kayıtlı olan taşınmazın yörede 1972 yılında 18 nolu orman kadastro komisyonu tarafından orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenerek orman sınırları içine alındığını ve orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazın şartlı olarak kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı, ancak orman bütünlüğünü bozduğu ve bitki örtüsü olarak orman sayılan yerlerden olduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne, çekişmeli 3019 parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.Hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmektedir.
Dava, tapu kaydının iptali ve tescil davası niteliğindedir.
Yörede 1972 yılında seri bazında yapılan orman kadastro çalışması ile 1988 yılında 3302 sayılı yasa gereğince yapılan orman kadastro çalışması ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın 2956parsel sayılı taşınmazdan ifrazen geldiği,yörede 1972 yılında seri bazda yapılan orman kadastro çalışmasında “PR.2956,2957 maliki Hazineye ait tarlalar kadastroca tesbit ve namlarına malik sıfatı ile tapu verilmişse de heyetimizce bu parseller üzerinde yapılan tahkikat neticesinde ormandan ihdas olunduğu, dik ve erozyona müsait görüldüğü, yer yer orman …. gösterdiği anlaşılan bu yerlerin orman sayılmasına, ancak üçüncü şahıslar adına tapu verildiğinden tapuların hükümsüzlüğüne yetkili mahkemece hükmedildikten sonra bu yerlerin tahdit içine alınması kaydıyla orman sınırları dışında bırakılmasına” denilmek sureti ile taşınmazın orman sınırları dışında bırakıldığı, 1988 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasında ise farklı bir uygulamanın yapılmadığı, taşınmazın eğiminin % 80-90 olduğu, toprak muhafaza özeliği taşıdığı, orman bütünlüğünü bozduğu ve orman sayılan yerlerden olduğu saptanarak mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak çekişmeli taşınmaza ilişkin tapu kaydının beyanlar hanesinde “1936 yılından beri 32 hisse itibarı ile 16 hissesi …, 4 hissesi itibarı ile … …, 4 hissesi Hakkı …, 1 hissesi …, 3 hissesi …, 1 hissesi …, 3 hissesi … zilyetliğindedir” şeklinde şerh bulunmaktadır. Oysa mahkemece çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde olduğu kabul edildiğine göre, orman niteliğindeki taşınmazlar üzerinde hiçbir kurum veya gerçek kişi lehine şerh verilemeyeceği gözönüne alınarak bu şerhin iptaline de karar verilmesi gerekmektedir. Bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle hükme “tapu kaydının beyanlar hanesindeki 1936 yılından beri 32 hisse itibarı ile 16 hissesi Havva …, 4 hissesi itibarı ile … …, 4 hissesi Hakkı …, 1 hissesi Habibe …, 3 hissesi …, 1 hissesi Emine …, 3 hissesi Kübra … zilyetliğindedir şeklindeki şerhin iptaline” cümlesinin eklenmesi ile hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmesine ve bu şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 12/11/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.