Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/134 E. 2009/916 K. 26.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/134
KARAR NO : 2009/916
KARAR TARİHİ : 26.01.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, Alıncık Köyü 104 ada 4 ve 104 ada 10 parsel sayılı taşınmazlar, Kadastro Mahkemesinin 2005/7 ve 2006/5 Esas sayılı dava dosyaları ile itirazlı olduğu bildirilerek ve yüzölçümü belirlenmeksizin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu ve davalı yararına zilyetlik koşullarının oluşmadığı iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve 104 ada 4 ve 10 numaralı parsellerin tespit gibi davalı adına tesciline, karadan bir örneğin 2005/7 ve 2006/5 Esas sayılı dosyalarına konulmasına karar verilmiş; hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince orman sınırlandırılması yapılmış ve çekişmeli taşınmazlar orman sınırları dışında bırakılmıştır .
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; orman bilirkişi tarafından düzenlenen 26.06.2007 tarihli rapor ile iade kararı üzerine orman bilirkişi ve fenni bilirkişi tarafından düzenlenen 28.11.2008 tarihli ek rapor birbiri ile çelişkili olup bu raporlara dayanılarak hüküm kurulamayacağı gibi dava dosyası içinde yer alan mahkemenin 2006/5 Esas sayılı dosyasında davacı … Bezencir tarafından Alıncık Köyü 104 ada 1 ve 105 ada 1 numaralı orman parselleri içinde kalan yerlere ilişkin olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak dava açıldığı, mahkemece davanın reddine karar verildiği ve hükmün onanarak kesinleştiği; yine mahkemenin 2005/7 Esas sayılı dava dosyası ile davacı … … tarafından 104 ada 1 numaralı orman parseli içinde kalan bir kısım yere ilişkin olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak dava açıldığı mahkemece davanın reddine karar verildiği ve hükmün onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin 2005/6 ve 7 Esas sayılı dava dosyalarında 104 ada 1 ve 105 ada 1 numaralı orman parsellerine yönelik dava açıldığı, ancak 104 ada 1 numaralı orman parseli davalı olduğundan bu parsele komşu olan
-2-
2009/134 – 916

parsellere yönelik dava olmadığı halde komşu taşınmazların yüzölçümü haneleri boş bırakılarak sınırlandırıldığı, temyize konu dosya ile davalı olan Alıncık Köyü 104 ada 4 ve 104 ada 10 parsel sayılı taşınmazlarında mahkemenin 2005/6 ve 7 Esas sayılı dava dosyaları ile ilişkisi bulunmadığı halde yanlış yorum ile kadastro komisyonu tarafından yüzölçümü haneleri boş bırakılarak kadastro mahkemesinin 2005/6 ve 7 Esas sayılı dosyaları ile itirazlı olduğu kabul edilerek sınırlandırıldığı anlaşılmaktadır.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; çekişmeli taşınmazın komşularına ait kesinleşme şerhli kadastro tutanakları ve dayanakları da getirtilerek keşifte uygulanmalı; çekişmeli taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2. maddeleri karşısındaki durumu araştırılmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma (Medeni Yasanın 713. maddesi, 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerindeki koşulların araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak, yapılacak keşifte 1980’lı yıllara ait … fotoğrafları ve memleket haritasında taşınmazın o yıllarda ziraat alanı olarak kullanılıp kullanılmadığı, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip çekişmeli taşınmazın fiili durumunuda belirtir şekilde rapor alınmalı, imar ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti
-3-
2009/134 – 916

yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı, tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları H.Y.U.Y.’nın 259. ve 265. maddeleri gereğince taşınmaz başında dinlenip; taşınmazın öncesi itibariyle niteliğinin ne olduğu, kime ait olduğu, zilyetliğin nasıl meydana geldiği, ne kadar süre ile ne şekilde devam ettiği, bunun ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların bilgi ve görgülerinin hangi eylemli olaylara dayandırıldığı belirlenmeli, yerel bilirkişinin imar ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 26/01/2009 günü oybirliği ile karar verildi.