Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/13471 E. 2009/13461 K. 28.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13471
KARAR NO : 2009/13461
KARAR TARİHİ : 28.09.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 192 ada 15 parsel sayılı 10412.77 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, hali arazi niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, taşınmaz içersinde yaklaşık 500 m2 yüzölçümüdeki ceviz bahçesinin bulunduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin Hazine adına olan kadastro tespitinin iptali ile aynı ada ve parsel numarası ile ½ payının … adına, ½ payının … … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1982 yılında 1744 Sayılı Yasa zamanında yapılan orman kadastrosu ile daha sonra 6831 Sayılı Yasanın 2896 Sayılı Yasa ile değişik 7 ve 11. maddelerine göre yapılıp 18/10/1985 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kültür arazisi olduğu, davacı ve annesi yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmaz üzerinde … incelemesi yapan ziraatçi bilirkişi raporunda; taşınmazın, % 30 eğimli olduğu, üzerinde 8 adet 10 yaşında ceviz ağacı, 10 adet 5 yaşında ceviz fidanı bulunduğu, ağaçların altı ile boş kalan bölümlerde … alanlarında görülen otsu bitkilerin bulunduğu, üzerinde orman örtüsü bulunmadığı ve V. sınıf … arazisi olduğu açıklanmış ise de, kadastro paftasındaki konumuna göre taşınmaz doğu sınırındaki Devlet Ormanına bitişik bulunmaktadır.
Kadastro çalışma alanlarının belirlenmesi ile ilgili 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi dikkate alındığında, yörede 1985 yılında ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna ilişkin tahdit haritası getirtilip usulünce uygulanmamış, taşınmaz hali arazi niteliği ile Hazine adına tespiti yapıldığından tahdit dışında kalması halinde dahi öncesinin eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planından oluşan resmi belgelerde ne şekilde nitelendirildiği de uzman orman bilirkişi aracılığı ile belirlenmemiş, ayrıca 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki kısıtlamalar adına tescil kararı verilen … … ve mirasbırakan … … yönünden de araştırılmamıştır. Bu nedenle;
-2-
2009/13471 – 13461

Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmiş tahdit haritası ile irtibatlı kroki düzenlettirilmeli, yine bilirkişiler eliyle yukarıda değinilen diğer belgeler uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilen … … ve mirasbırakanı … … yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve susuz olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Bundan ayrı; H.Y.U.Y.’nın 74. maddesine göre Hakim istekle bağlı olup istekden fazlasına karar veremez. Davacı, dava dilekçesinde çekişmeli taşınmazın sadece 500 m2’lik bir bölümüyle ilgili kadastro tespitinin iptali ile adına tescilini istemesine karşın, mahkemece istek aşılmak suretiyle çekişmeli taşınmazın tamamının tesciline karar verilmesi de doğru değildir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 28/09/2009 günü oybirliği ile karar verildi.