YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13472
KARAR NO : 2009/16568
KARAR TARİHİ : 12.11.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan davada, … Beldesi 3018 parsel sayılı 139 m2 yüzölçümünde, davalılar adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın yörede 1989 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığını belirterek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmaza ilişkin tesbit tutanağının 1965 yılında kesinleştiği, Türk Medeni Yasasının 712. maddesinde anılan 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle devlet ormanlarının Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılacağı, bu tür yerler tapuda kayıtlı olmasalar dahi bu nitelikteki yerlerin Hazineye ait olduğunun kabulü gerekirse de, Türk Eşya Hukukunda tapuda kayıtlı olmayan bir yerin yasa gereği tapulu sayılacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesindeki 10 yıllık sürenin uygulanması gerektiği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bulunan, ancak nitelik kaybetmesi nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Yörede 1965 yılında yapılan genel kadastro çalışması ile 1989 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece, Türk Medeni Yasasının 712 ve 3402 Sayılı Yasanın 12/3. Maddelerinde anılan on yıllık hak düşürücü sürelerin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve fen bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 1976 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı ve daha sonra 1989 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılan yer olduğunun saptanması halinde, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiğinin ve bu durumda davacı Hazinenin genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle davalı adına olan tapu kaydı yasal değerini yitirdiği, taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının o tarihte Hazineye geçtiği, bu nedenle verilecek mahkeme kararının, yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, davalı dava konusu taşınmazı satın almışsa, taşınmazı kendisine devir eden kişi ya da kişilerden satış bedelini, sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri alabileceği gözönünde bulundurularak kesinleşen orman kadastro sınırları içinde iken, orman niteliğini yitirmesi nedeniyle 2/B madde uygulamasına konu olan taşınmazın tapu kaydının iptali ile kaydında bu konuda belirtme yapılarak hali hazır niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekir. Ne varki; mahkemece herhangi bir araştırma ve uygulama yapılmamış, taşınmazın gerçekten kesinleşen orman kadastrosu sınırları içerisinde kalıp kalmadığı, 2/B madde uygulamasına konu olup olmadığı belirlenmemiştir. O halde; mahkemece, kesinleşen orman kadastro ve harita tutanakları yerine uygulanıp kesinleşen orman kadastrosuna ve 2/B madde uygulamasına göre taşınmazın konumu belirlenerek toplanacak delillere göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 12/11/2009 günü oybirliği ile karar verildi.