YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13519
KARAR NO : 2009/16596
KARAR TARİHİ : 12.11.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.09.2007 tarih 2007/10316-11405 sayılı bozma kararında özetle: “Dairemizin aynı nitelikteki dosyalarında yapılan iade kararları üzerine bilirkişilerden alınan ek raporlara göre bazı orman tahdit noktalarının tahdit haritasından farklı gösterildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, yeniden üç orman mühendisi ve fen bilirkişi marifetiyle 1949 ve 1976 yıllarına ilişkin orman tahdit haritaları ile çalışma tutanaklarının uygulanarak çekişmeli taşınmazın konumunun belirlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu … Köyü 1052 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi 6837.34 m2’lik bölümünün tapu kaydının iptaline, bu bölümlerin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, bu bölüm üzerindeki davalının elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1949 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
Orman Yönetiminin kesinleşen orman kadastro çalışmasında orman sınırları içinde kaldığı iddiası ile açmış olduğu davalarda mahkemece davaların kısmen kabulü veya reddi yolunda kurulan hükümlerin temyiz edilmesi üzerine dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen bozma ilamında belirtilen gerekçelerle bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan inceleme ile Mahkemenin 2008/85 – 934, 2008/83 – 973, 2008/89 – 935, ) 8/87- 933, 2008/79 – 936 sayılı (Dairemizin 2009/ 6694, 2009/ 6696, 2009/6697, 2009/6698, 2009/6700 sayılı) kararları ile davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulmuş ve davacı … Yönetimi tarafından bu hükümler temyiz edilmiştir. Dairemizde aynı temyiz incelemesi yapılan bu dosyalarda uzman Orman Yüksek Mühendisi … …, … …, … … ile fenni bilirkişi … … tarafından düzenlenen raporlarda dosyada mevcut olan harita, kroki, pafta, açı ve mesafe değerlerinin esas alınarak 1949 yılına ilişkin orman tahdit hattını yeşil renkli çizgi ile 1975 yılında yapılan çalışmayı kırmızı renkli çizgi ile, arazi kadastro komisyonu tarafından geçirilen 1949 tahdit hattını sarı çizgi ile gösterdiklerini, yeşil renkli 1949 tahdit hattının aynen açı ve mesafelere uyulmak sureti ile oluşturulduğunu, ancak bu hatta göre resmi belgelerde ormanlık alanda gözüken taşınmazların orman tahdidi dışında kaldığı, yine resmi belgelerde açıklık alanda gözüken alanların ise orman tahdidi içinde kaldığının belirlendiğini, 1975 yılında yapılan aplikasyon tutanaklarında ise 1949 yılına ilişkin açı ve mesafelerin araziye uymadığının açıklanarak memleket haritası, … fotoğrafları ve arazi yapısı bitki örtüsü, meyil, toprak muhafaza özeliği, kullanım durumları göz önüne alınarak çalışmanın yapıldığının açıklandığı,bozma ilamında belirtilen 5135 ila 5139 nolu orman tahdit noktalarının bozma öncesindeki raporlarda farklı yerlerde gösterilmelerinin sebebi ise orman tahdit haritasına sonradan işlenen arazi kadastro paftasının biraz kaydırılması nedeni ile olduğu, 5148 – 5149 – 5150 nolu orman tahdit noktalarının (1975 yılına ilişkin orman tahdit haritasında düze yakın bir hat olmasına rağmen) önceki bilirkişilerce kırık bir hat olarak çizilmesinin ise 1949 yılına ilişkin orman tahdit çalışma tutanağında “çiftliğin mezru ve gayri mezru arazileri ile meraların tahdit harici bırakılmasına” denildiği, buradaki mera ifadesinin 5149 nolu orman tahdit noktasında gözüken yıkık ahır yeri ile doğusundaki çitler ile çevrili hayvan ağıllarının bulunması nedeni ile 5149 nolu orman tahdit noktasının doğusu ve kuzeydoğusu ile kuzey, kuzeybatı bölümünün tanımlandığı, resmi belgelerde bu bölümün açıklık alanda kaldığı, bu bölgede mera olarak tanımlanabilecek başka bir alanın bulunmadığı, 5149 nolu orman tahdit noktasının tutanakta tarif edildiği gibi ahır kalıntılarının … fotoğrafları ve memleket haritasında kesin olarak belirlendiği açıklanarak bozma öncesindeki orman bilirkişi raporlarına itibar edilmesi gerektiği belirtilmiş ve bu uygulamaları gösteren krokiler sunmuşlardır.
Yine … Köyü 890, 944, 948, 949 ila 956 parsellere yönelik olarak davacı … Yönetimi tarafından açılan dava aynı mahkemenin 20051288E sayılı dosyasında incelenmiş olup, temyiz incelemesi Dairemizin 2008/11866 E sayılı dosyasında incelenmiş ve sözkonusu dosyada kadastro teknisyeni …, Orman Yüksek Mühendisleri … … …, … … ve … … tarafından düzenlenen 20.07.2006 tarihli rapor ile dayanağı olan ek 1 nolu krokideki (memleket haritası ve … fotoğrafları ile desteklenen ve zemine de uygun olduğu anlaşılan) 1975 tahdit hattı esas alınarak uyuşmazlık çözümlenmiştir. Bu dosyadaki uzman orman bilirkişi kurulunun da çizdiği hatlar sözkonusu bilirkişi kurulunun çizdiği hatlar ile aynıdır. Ancak, buna rağmen uzman bilirkişilerce bozma öncesindeki raporlara itibar edilmesi gerektiği belirtilerek çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadıkları yolunda açıklamalar yapılmıştır.
Sonuç itibarı ile memleket haritası ve … fotoğrafları ile desteklenen, zemindeki duruma da uygun olan 1975 yılına ilişkin tahdit hattı hem dosyadaki uzman bilirkişi kurulunca hem de dairemizin 2008/11866 E. sayılı dosyasındaki uzman bilirkişi kurulu tarafından aynı şekilde çizilmiş olup artık bu bölgedeki uyuşmazlıkların mavi ile çizilen 1975 tahdit hattı (eldeki dosyada 1975 hattı kırmızı ile çizilmiştir) esas alınarak çözümlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle; sözkonusu hatta göre … Köyü 1052 parselin tamamen tahdit içinde kaldığı anlaşıldığından, bu taşınmaza yönelik olarak açılan davanın kabulü ile bu taşınmazın tapu kayıtlarının iptali, davalıların elatmasının önlenmesi yolunda hüküm kurulması gerekirken aksine düşünceler ile kurulan hüküm doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler ile davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 12/11/2009 günü oybirliği ile karar verildi.