Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/13564 E. 2009/16579 K. 12.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13564
KARAR NO : 2009/16579
KARAR TARİHİ : 12.11.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler ile davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 133 ada 7 parsel sayılı 1063.46 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, çayır ve fındık bahçesi niteliği ile belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, davacı gerçek kişiler ise taşınmazın kendi kök murislerinden kaldığı iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece gerçek kişilerin davasının reddine, Orman Yönetiminin davasının kabulüne ve dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında burakılmıştır.
Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın eğiminin % 15 – 20 olduğu, keşif tutanağında yazılı olan mahkeme gözlemine göre üzerinde halen ladin ve gürgen ağaçlarının bulunduğu, uzman bilirkişilerce taşınmazın 1960 yılında memleket haritasında yeşile boyalı meyve ağacı rumuzlu alanda kaldığı açıklanmakta ise de, aynı bilirkişilerce memleket haritası üzerinde “maki, çalılık” rumuzlu alanda işaretlendiği, eğimin yüksek olması nedeniyle toprak muhafaza özelliği taşıdığı 6831 Sayılı Yasanın 1/J bendinin karşı kavramından orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılmakta, mahkemece Orman Yönetiminin davasının kabulü, gerçek kişilerin davasının reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ve davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 12/11/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.