Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/13565 E. 2009/16570 K. 12.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13565
KARAR NO : 2009/16570
KARAR TARİHİ : 12.11.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı gerçek kişiler, 02.04.2002 tarihli dilekçeleri ile asliye hukuk mahkemesinde dilekçede hudutlarını belirttikleri taşınmazların kök muris …’a aitken kendilerine kaldığını belirterek adlarına tescili talebi ile dava açmışlar, Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.12.2002 tarih 2002/284-875 sayılı ilamı ile davanın kabulü ile fenni bilirkişi raporunda gösterilen 1128 m2 ve 1955 m2 miktarındaki taşınmazların … mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün temyiz edilmesi üzerine yargıtay 8.Hukuk Dairesinin 19.12.2003 tarih 2003/6403-8604 sayılı kararı ile “murisin 1992 yılında öldüğü, terekenin elbirliği ile mülkiyet hükümlerine tabi olduğu, davacı dışındaki diğer mirasçıların davaya muvafakatlarının alınması veya terekeye temsilci tayin edilmesi ve yargılamaya devam edilmesi” gereğine değinilerek hüküm bozulmuş, bu defa bozma üzerine Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.09.2004 tarih 2004/132-740 sayılı kararı ile “davanın kabulü ile fenni bilirkişi raporunda gösterilen 1128 m2 ve 1955 m2 miktarındaki taşınmazların … mirasçıları adlarına tapuya tesciline” karar verilmiş, bu hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin 28.11.2005 tarih 2005/7598-7933 sayılı kararı ile hüküm onanarak kesinleşmiştir. Ancak; 18.8.2005 tarihinde çekişmeli taşınmazlar ile ilgili olarak Sulhiye Köyü 109 ada 40 ve 37,106 ada 2 parsel olarak sırasıyla 1880.92 m2, 593.74 m2 ve 1148.182 yüzölçümleri ile maliki açık bırakılarak (Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/132 E. sayılı dosyasında davalı oldukları belirtilerek) kadastro tespit tutanakları düzenlenmiş ve Kadastro Müdürlüğünün 29.08.005 tarihli yazısı ile kadastro tespit titanak asılları Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli 109 ada 40 parselin … mirasçılarından …, …, …, … adlarına eşit hisseler ile 109 ada 37 parselin … ve … adlarına eşit hisseler ile 109 ada 2 parselin ise …, …, …, …, … ve … … adlarına eşit hisseler ile tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmektedir.
Dava, kadastro tespitine itiraz davası niteliğindedir.
1) Çekişmeli 106 ada 2 parsele yönelik temyiz itirazları yönünden;
Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından bu taşınmazın öncesinde davacı ile davalıların murisi olan … dan kaldığı, gerçek kişiler yararına kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının oluştuğu anlaşılmakla mahkemece bu taşınmaz ile ilgili olarak davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı hazinenin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Çekişmeli 109 ada 37 ve 40 parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı gerçek kişilerin açmış oldukları asliye hukuk mahkemesinin 2002/284 E. sayılı tescil dosyasında hükme esas alınan 24.06.2002 tarihli fenni bilirkişiler … … … ve … … tarafından düzenlenen krokide dava konusu taşınmazın 1955 m2 olarak belirtildiği, daha sonra aynı taşınmazın 109 ada 37 ve 40 sayılı parseller olarak 1880.92 m2 ve 593.74 m2 yüzölçümleri ile kadastro tesbitinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak; 24.06.2002 tarihli fenni bilirkişilerce düzenlenen krokide 1955 m2 taşınmazın batı hududunda “çıkmaz yol” niteliğinde taşınmazın gösterildiği, kadastro paftasında ise bu çıkmaz yolun 109 ada 37 ve 40 parseller içinde hesaplandığı ve yolun paftada belirtilmediği saptanmıştır.O halde; mahkemece dosyanın fenni bilirkişiye verilerek tescil davasından itibaren davalı olduğu anlaşılan 1955 m2 lik taşınmazın batı hududundaki yolun yüzölçümünün hesaplanması ile bu yolun 109 ada 37 ve 40 sayılı parsellerin tesbit edilen yüzölçümlerinden çıkartılarak kadastro paftasında gösterilmesine ve 109 ada 37 ve 40 sayılı parsellerin yeni belirlenen yüzölçümleri ile gerçek kişiler adlarına tesciline karar verilmesi gerekirken aksine düşünceler ile kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenler ile çekişmeli 106 ada 2 parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmaza yönelik hükmün ONANMASINA,
2) 2.bentte açıklanan nedenlerle çekişmeli 109 ada 37 ve 40 parsellere yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu taşınmazlara ilişkin hükmün BOZULMASINA 12.11.2009 günü oybirliği ile karar verildi.