Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/13566 E. 2009/16590 K. 12.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13566
KARAR NO : 2009/16590
KARAR TARİHİ : 12.11.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30.09.2004 tarih 2004/3508-9469 sayılı bozma kararında özetle: “Davacı gerçek kişilerin 106 ada 6, 7, 8 ve 9 parsellerin 1937 tarih 357 nolu vergi kaydı ile revizyon gördüğünü ancak vergi kaydında belirtilen 15.000 m2 miktarındakinden daha az bir kısmın kendilere adına tesbit edildiğini, geriye kalan kısmın ise 106 ada 323, 324, 325 ve 326 parseller altında Hazine adına tesbit edildiğini belirterek söz konusu vergi kaydına ve 18.04.1942 tarih 123 nolu tapu kaydına dayanarak (… Köyü, … mevkii, 13.785 m2 miktarlı güney ve batı yönden yol, doğu yönden çalılık, kuzey yönden Halil İbrahim tarlası ile hudutlu olan) bu davayı açtıkları,mahkemece yapılan yargılama sırasında 106 ada 6 ila 9 parsellerin kadastro tesbit tutanaklarının asılları dosyaya getirtilmiş ise de dava konusu olduğu anlaşılan 106 ada 323, 324, 325 ve 326 parsellere ilişkin kadastro tesbit tutanaklarının asılları dosyaya getirtilmeden fotokopileri dosya içine konularak (kesinleşme şerhi verilmiş halde) bu parseller ile ilgili olarak hüküm kurulduğu,mahkemece çekişmeli taşınmazlara ilişkin kadastro tesbit tutanak asılları getirtilmeden ve davacıların dayandıkları tapu kaydı ilk tesisinden itibaren dosyaya getirtilmeden ayrıca revizyon görüp görmediği de ilgili yerlerden sorulmadan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu,ayrıca çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1990 tarihinde ilan edilen orman tahdidi olduğunun dosyadan anlaşılmakta olup, bir taşınmazın kesinleşen orman tahdidinin içinde bulunup bulunmadığı sadece fen bilirkişi marifetiyle değil orman mühendisi bilirkişi ile fen bilirkişinin müşterek çalışması ile belirlenebileceği, ancak; mahkemece yapılan incelemede uzman fen bilirkişinin düzenlediği rapor ile yetinilerek hüküm kurulduğu,bu nedenle; mahkemece, öncelikle dava konusu olduğu anlaşılan 106 ada 323, 324, 325 ve 326 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kadastro tesbit tutanaklarının asıllarının dosyaya getirtilmesi, davacıların dayandıkları 18.04.1942 tarih ve 123 nolu tapu kaydı ilk tesislerinde itibaren çıkartılmalı, revizyon görüp görmediğinin sorulması, daha sonra serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazların tahdit hattına göre konumunun duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, yapılacak inceleme sonucunda çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman tahdidi içinde yer aldığı saptandığında tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları,
Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; l4.03.l989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmesi; gerçek kişilerin açtıkları davanın reddine karar verilmesi gerektiği göz önüne alınması, aksi taktirde ise davacıların dayandıkları tapu ve vergi kayıtlarının kapsamı yerel bilirkişilerin ve tanıkların beyanları ile belirlenmeli çekişmeli taşınmazların güney yönden ormanlık alana hudut olduğu ve tapu ve vergi miktar fazlasının sınırdaki ormandan kazanılmaya çalışıldığı göz önüne alınarak toplanacak delillere göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 106 ada 323, 324, 325 ve 326 parsellerin (A1) harfli 3301.44 m, (A2) harfli 2944.08 m2, (A3) harfli 2599.68 m2 ve (A4) harfli 1431.16 m2’lik bölümlerinin davacılar adlarına tapuya tesciline,çekişmeli 106 ada 6, 7 ve 9 parsellere yönelik davanın ise husumetten reddine, çekişmeli 106ada 8 parselin davalının kabulü nedeni ile Cevat Bıyık adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi ile Hazine tarafından temyiz edilmektedir.
Kadastro sırasında Akbaşlar Köyü 106 ada 6 parsel sayılı 2188,93 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Şaban Buyruk, 106 ada 7 parsel sayılı 441,66 m2 yüzölçümündeki taşınmaz …, 106 ada 8 parsel sayılı 666,45 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Remzi Buyruk, 106 ada 9 parsel sayılı 1322,10 m2 yüzölçümündeki taşınmaz … adına 357 sayılı vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tarla niteliği ile 106 ada 323 parsel sayılı 5490,37 m2, 324 parsel sayılı 3385,74 m2, 325 parsel sayılı 3266,13 m2, 326 parsel sayılı 2753,26 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ise, 106 ada 6-9 sayılı parsellere uygulanan vergi kaydı miktar fazlası olduğu belirtilerek tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı gerçek kişiler, 1937 tarih 357 sayılı vergi kaydı ve 18.04.1942 tarih 123 sayılı tapu kaydına dayanarak 106 ada 6 ila 9 parseller altında kendi adlarına tespit edilen kesimlerin tapu ve vergi miktarından az olduğu belirtilerek dava açmışlardır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 106 ada 323 ila 326 sayılı parsellerin (A) harfi ile gösterilen kısımların davacılar adına, geriye kalan (B) harfli kısımların ise, davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 22.02.1990 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 12.11.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.