YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13603
KARAR NO : 2010/1101
KARAR TARİHİ : 03.02.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2006 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü 129 ada 2 parsel sayılı 1.677,33 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalı … adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine; çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. MAhkemece, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırlama haritası dışında kaldığı, dahili davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın reddine, dava konusu taşınmazın dahili davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davacı Hazine tarafından temyizi üzerine Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17.01.2008 gün 2007/14931-2008/350 sayılı bozma kararında özetle; “Kadastro tespitine itiraz davalarında davalı sıfatının tesbit malikine ait olduğu, dahili dava edilmesinin …’e davalı sıfatı vermeyeceği, davaya katılımı ve 3402 Sayılı Yasanın 30/2 maddesindeki şartlar oluşmadığı halde … adına tescile karar verilmesinin doğru olmadığı, kabule görede dahili davalı hakkında senetsiz belgesiz araştırması yapılmadığı, zilyet tanıkları dinlenmediği, bu sebeple ziraat ve fen bilirkişi aracılığıyla yapılacak keşifte tarafların zilyet tanıkları ile tesbit tutanağı tanıklarının dinlenmesi, davalı yanı sıra davaya katılan yada adına tescil kararı verilecek olan kişiler yönünden de 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki koşulların araştırılması, oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine, dava konusu taşınmazın dahili davalı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 26.08.1949 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu vardır.
Mahkemece bozma kararına uyulmakla birlikte gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyleki; Davacı Hazine; çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, 3402 Sayılı Yasanın 14. ve devamı maddelerinde düzenlenen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı savıyla dava açmıştır. Çekişmeli taşınmazın yöntemine uygun şekilde yapılan uygulama, inceleme ve araştırma sonucunda orman sayılmayan, zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu belirlenmiş ise de taşınmaz başında yapılan keşifte yerel bilirkişi ve kadastro tespit bilirkişinin anlatımları ile çekişmeli yeri davalı …
2009/13603-2010/1101
Büyükkocagöz’ün kullanmadığı, dava da taraf olmayan dahili davalı …’in kullanıldığı belirlenmiştir.Bu durumda davalının yani tespit malikinin 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde düzenlenen kadastro tespit tarihine kadar 20 yıllık zilyetliği bulunmamaktadır. Bozma kararında da bu duruma açıkça değinildiği halde mahkemece bozma kararının gerekleri yerine getirilmeden davanın reddine ve dava konusu taşınmazın 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi uyarınca katılma dilekçesi ile davaya katılmayan dahili davalı … adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hal böyle iken, çekişmeli taşınmazın gerçek maliki olan …, temyize konu davaya katılmadığı takdirde tespit maliki olan davalının kadastro tespit tarihine kadar 20 yıllık zilyetliği bulunmadığı, bu sebeple; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde düzenlenen zilyetlikle taşınmaz edinme koşulları oluşmadığı gerekçesi ile Hazinenin davasının kabulüne, dava konusu taşınmazın tespit tutanağındaki nitelik ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin aksi düşünce ile … şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 03.02.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.