Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/13756 E. 2009/16487 K. 10.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13756
KARAR NO : 2009/16487
KARAR TARİHİ : 10.11.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … ve dahili davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Yörede 2007 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü 187 ada 4 parsel sayılı 676.09 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, arsa niteliği ile 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki koşulların davacı yararına oluşmadığı gerekçesi ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı taşınmazda lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı … tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davalı … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15/12/2008 tarih, 2008/12601- 17452 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında “ Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, bilirkişi ve tanık sözleri tutanak içeriğine aykırı düşmesine rağmen 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 30/1. Maddesi uyarınca tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenerek aykırılığın giderilmesine çalışılmadığı, ayrıca taşınmaz batı sınırı itibariyle 106 ada 1 sayılı orman parseline bitişik olduğundan orman olup olmadığının da araştırılmadığı açıklandıktan sonra; eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları varsa amenajman planı ve taşınmaza komşu parsellere ait tapu kayıtları getirtilip, serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla, yapılacak keşifte çekişmeli taşınmazla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planında ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumunun saptanıp tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45.maddesinin ilgili fıkraları Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.14.03.1989 gün ve 35/13 E.K.sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmesi; toprak yapısı bitki örtüsü ve çevresinin incelenmesi; dava konusu yerde kesinleşmiş tahdit söz konusu değilse kadastro paftası ile memleket haritası ölçekleri eşitlenip birbiri üzerine aplike edilerek çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre konumu saptanarak bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, yukarıda değinilen yöntemle yapılacak araştırma ve keşif sırasında komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanarak bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdiklerinin belirlenmesi tesbit bilirkişilerinin taşınmaz başında dinlenmesi, zilyetliğin nasıl ve ne zaman başladığı; kaç yıl süre ile ne şekilde devam ettiği sorularak yeterli ve kesin yanıtlar alınması, tespit bilirkişileri de tanık sıfatı ile dinlenerek aykırılığın giderilmesi, dava konusu taşınmazda davacının zilyetliği 1990’lı yıllarda başladığından ve tespit gününe göre 20 yıl dolmadığından sadece kendisi yönünden değil zilyetliğini devir aldığı babası yönünden de 3402 Sayılı Yasanın 14. Maddesinde yazılı 40-100 dönüm sınırlamasının araştırılması, tüm kanıtlar toplanıp birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi “ gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Orman Yönetimi davaya dahil edilmiş ve davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) harfi ile işaretli 146.77 m2’lik bölümünün orman niteliğinde Hazine; (B) harfi ile işaretli 529.32 m2’lik bölümünün davacı … tesciline karar verilmiş, bu karar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından (B) bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince orman kadastrosu yapılmış; temyize konu davanın varlığı nedeniyle kesinleşmemiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 10.11.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.