Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/138 E. 2009/1411 K. 03.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/138
KARAR NO : 2009/1411
KARAR TARİHİ : 03.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı, Alvar Köyü 284 ada 1 parselin kendi zilyetliğinde olduğu halde orman olarak Hazine adına tespit ve tescil edildiği iddiasıyla, tapu kaydını iptalini ve adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 10.06.2006 tarihinde kesinleşmiştir.
Çekişmeli 284 ada 1 parsele 2734 Hektar 688 m2 yüzölçümlü orman niteliğinde kadastro tespit tutanağı düzenlenerek 10.05.2006 tarihinde tutanak kısmi ilana çıkarılmış, davacı kısmi askı ilanı süresi geçtikten sonra 27.04.2007 gününde dava açarak orman parseli içinde bir kısım yerin kendi zilyetliğinde olması nedeniyle adına tescil kararı verilmesini istemektedir. 284 ada 1 parselin kadastro tutanak aslı dosyada bulunmamakta, tutanak suretinde ise kadastro mahkemesinin 2007/1-2-3 Esas numaralı dosyalarında davalı olduğu açıklanmaktadır. Bu durumda çekişmeli taşınmazın tespiti kesinleşmediğine ve halen kadastro mahkemesinde davalı olduğuna göre davacının iddiası kadastro mahkemesindeki davalara 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesine göre müdahale anlamındadır. Görev kamu düzenine ilişkindir. O halde, mahkemece görev yönünden davanın reddine ve dosyanın kadastro mahkemesine gönderilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 03/02/2009 günü oybirliği ile karar verildi.