YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13911
KARAR NO : 2009/14103
KARAR TARİHİ : 02.10.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda … ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 06.05.2008 … ve 2008/4843-6905 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından karann düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 2004 yılında yapılan genel kadastro sırasında; çekişmeli … Köyü 105 ada 24 parsel sayılı 6902.42 m2, 101 ada 22 parsel sayılı 17.877,34 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliğinde-belgesiz zilyetliğe dayalı olarak, beyanlar hanesinde 3. derece sit alanında kaldığı şerhi de verilmek suretiyle … adına tespit edilmiştir. Daha sonra kadastro komisyonunca tutanak düzenlenip 2863 Sayılı Yasanın 11. maddesinde değişiklik yapan 5226 Sayılı Yasa nazara alınarak sit alanlarının zilyetlikle kazanılamaması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı …, yasal süresi içinde irsen ve taksimen intikal ile kazandıncı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış, yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, çekişmeli parsellerin tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 04/12/2006 tarih 2006/5109-7720 sayılı kararı ile bozulmuştur. Bozma kararında özetle; “Taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı yoluyla kazanılabilecek yerlerden olup olmadığının belirlenmesi için … uzmanı ve orman mühendisi bilirkişilerden rapor alınması, orman, mera, kamu yararına tahsis edilen yerlerden ya da yasalar geregince devlete intikal eden yerlerden olmadığının anlaşılması halinde ve 5226 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı yararına gerçekleştiğinin belirlenmesi halinde bu yasada yapılan düzenlemede yürürlük tarihinden önce gerçekleşen hakları etkileyecek bir hükme yer verilmediği de nazara alınarak davacının davasının kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, çekişmeli … Köyü 105 ada 24 ve 101 ada 22 parsel sayılı taşınmazların davacı gerçek kişi adına tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafindan temyiz edilmekle Dairece onanmıştır. Bu kez, davalı Hazine tarafindan kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Yörede 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre orman kadastrosu yapılmış, temyize konu dava nedeniyle kesinleşmemiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmuşsa da, bozma kararının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; ziraatci bilirkişi ve zilyetlik tanıkları dinlenilmediği gibi, … tarihli memleket haritaları ve … fotoğrafları ile standart topografik fotogrometri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritaları uygulanıp bu belgelerde dava konusu parsellerin konumu, niteliği, zilyet ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı belirlenmediği gibi, ayrıca 24 sayılı parsel üzerinde korunması gerekli arkeolojik kültür varlığı bulunduğu halde, taşınmazdaki konumu saptanarak, bu türlü yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülmemiştir. Eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, 1980’li yıllara ait stereoskopik … fotoğrafları, bu fotoğraflardan elde edilen orjinal renkli memleket haritası, grafik ya da fotogrometri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orjinal fotokopi örneği ilgili yerlerden getirtildikten sonra, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir ziraat mühendisi, bir arkeolog bilirkişi ve … elemanı mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile çevresine uygulanıp, taşınmazın bu belgelerde ne şekilde nitelindirildiği belirlenmeli; … fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip, o tarihlerde ne olarak kullanıldığı saptanmalı, orjinal renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritasının ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterilmeli; fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftalarında zilyet ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı belirlenmeli; ziraat bilirkişiden taşınmazın kültür arazisi olup olmadığı, kaç yıldır ne şekilde kullanıldığı konusunda rapor alınmalı; taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak taşınmazın başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı; yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporlarıyla denetlenmeli; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullannın oluşup oluşmadığı belirlenmelidir.
Ayrıca; Arkeolog bilirkişi … Tan tarafından düzenlenen 04.06.2006 tarihli raporda, dava konusu 105 ada 24 sayılı parselin batısında bulunan 27 sayılı parsel sınırından başlayarak 24 sayılı parselin içinde kalacak şekilde, korunması gerekli arkeolojik taşınmaz kültür varlığı niteliğinde, iyi korunmuş bir … mezarının bulunduğu ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak belirlenen alan içinde kaldığı bildirilmiştir.
Kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasasının ve bu yasayı değiştiren hükümlerin henüz kesinleşmemiş olan davalara uygulanması gerektiği, 2863 Sayılı Yasanın değişiklikten önceki hükmüne göre “korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları ile bunların koruma alanlarının” zilyetlikle iktisap edilmesi yasaklanmıştır. 14.07.2004 … ve 5226 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile 2863 Sayılı Yasanın 11. maddesindeki “koruma alanları” sözcüğünden sonra gelmek üzere “sit alanları” sözcükleri ilave edilerek, tüm sit alanlarının olağanüstü zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılması önlenmiş ise de, 22.05.2007 tarihinde kabul edilen ve 30.05.2007 yayınlanarak yürürlüğe giren 5663 Sayılı
Yasayla değişik 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasasının 11. maddesinin 2. cümlesi “Ancak Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarınca 1. grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlardaki taşınmazlar zilyetlik yoluyla iktisap edilemez.” şeklinde yeniden değiştirilmiş ve böylece bu madde kapsamı dışında kalan taşınmazların zamanaşımı yoluyla kazanılabileceği kabul edilmiştir.
Her ne kadar, taşınmaz III. Derece Arkeolojik Sit Alanı içinde kalmakta ise de, kültür varlığı niteliğinde bir … mezarı bulunduğu anlaşıldığından, öncelikle Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulundan kültür varlığı niteliğinde … mezarı bulunan taşınmazın hangi nedenle III. Derece Arkeolojik Sit Alanı içine alındığının sorulması; bundan sonra, arkeolojik bilirkişi tarafindan taşınmazın üzerinde bulunan kültür varlığının konumu ve niteliği konusunda rapor alınmalı; taşınmaz üzerinde bulunan kültür varlığı niteliğindeki taşınmaz ile koruma alanı arkeolog ve … bilirkişi tarafından düzenlenecek krokide gösterilmeli; keşifte taşınmazın çeşitli yönlerden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dosya içine konulmalı; korunması gerekli arkeolojik kültür varlığı niteliğindeki taşınmazlar ile bunların koruma alanlarının zilyetlikle kazanılamayacağı gözetilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, anılan yönler gözetilmeksizin, yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsiz, Dairece hükmün onanması maddi yanılgı niteliğindedir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairenin 06.05.2008 … ve 2008/4843-6905 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 02/10/2009 günü oybirliği ile karar verildi.