Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/14046 E. 2009/19782 K. 29.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14046
KARAR NO : 2009/19782
KARAR TARİHİ : 29.12.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar, davalı Hazine ve dahili davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Yörede 1981 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli … Köyü … Mevkii 975 parsel sayılı 60025 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, zeytinlik niteliğinde Hazine adına tespit edilmiş, … …’nın itirazı üzerine komisyonca Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Tasarruf İşlemleri Dairesi Başkanlığının 13 Haziran 1988 gün, 4-3-2-10/4- 3261 Sayılı Talimatına göre 3573 Sayılı Yasa uyarınca zeytincilik sahalarında yer alan, ancak kanuni işlemleri ve yükümlülükleri yerine getirilmediği anlaşılan yerlerin Hazine adına tespitinin gerektiği, ayrıca 3573 Sayılı Yasa kapsamında dağıtıma tabi tutulan yerlerin ormandan kamu kuruluşlarına geçen alan olmakla bu gibi yerlerin zilyetlik ve imar- ihya yoluyla edinilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiş, … … mirasçıları tarafından süresi içinde Hazine aleyhine kadastro tespitine itiraz davası açılmıştır. Yörede davanın devamı sırasında orman kadastrosuna başlanması nedeniyle mahkemece Orman Yönetimi davaya dahil edilmiş, yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli … Köyü 975 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 52796.83m2lik bölümünün Hazine adına tesciline, taşınmazın bu bölümü üzerinde bulunan 1026 adet … ağacının davacılara ait olduğu hususunun beyanlar hanesine şerh verilmesine; (B) harfi ile gösterilen 7523.64 m2’lik bölümünün davacılar adına tesciline karar verilmiş, bu karar Orman Yönetimi, Hazine ve davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede davanın devamı sırasında 1985 yılında 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu ile aynı yasanın 2/B maddesi uygulamalarına başlanmış, 06/10/1987 tarihinde ilan edilmiş; temyize konu davanın varlığı nedeniyle kesinleşmemiştir.
Mahkemece çekişmeli … Köyü 975 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 52796.83 m2’lik bölümünün yörede 3573 Sayılı Yasa hükümleri gereğince yapılan zeytincilik parselasyon alanında kaldığı ve hiç kimseye tahsis edilmediği; (B) harfli 7523.64 m2’lik bölümün ise zeytincilik parselasyon sahası dışında, orman sayılmayan yerlerden olup davacılar yararına kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği yolu ile … edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Bilirkişilerce düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ve buna ekli krokide taşınmazın zeytincilik parselleri kapsamında kalan ve kalmayan bölümlerinin yöreye ait zeytincilik haritası ile arazi kadastro pafta örneği ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine ablike edilerek gösterilmediğinin anlaşılması üzerine Dairemizce bu yolda ek rapor alınmak üzere dosya mahkemesine gönderilmiş ve 08/09/2009 tarihli ek rapor düzenlenmiştir.
Dairemizce yeterli görülen bu rapor ve krokiye göre taşınmazın (A1), (A2), (A3), (A4), (A5) ve (A6) harfli toplam 52796.83 m2 yüzölçümündeki bölümleri yöreye ait 1959 basım tarihli memleket haritasında yeşil alanda kalan ve orman sayılan yerlerdendir. Yörede davanın devamı sırasında orman kadastrosu yapılmış, Orman Yönetimi de davada taraf sıfatıyla yer almıştır. Taşınmazın (A) harfli bu bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına tescil edilmesi zorunludur.
Bilirkişi krokisinde (B1) harfi ile gösterilen bölüm de yine aynı memleket haritasında orman alanında göründüğü halde bu yön gözden kaçırılmıştır. Aynı nedenlerle bu bölümün de orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar vermek gereklidir.
6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca orman olduğu saptanan bir taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde hiçbir gerçek ve tüzel kişi, kurum ve kuruluş lehine şerh verilmesinin mümkün değildir. 6831 Sayılı Yasanın 17/1. maddesi gereğince “Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlenmesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.” Bu cümleden, devlet ormanı olduğu belirlenen taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesine, gerçek kişiler yararına zilyetliğe ve muhdesata ilişkin şerh konulamayacağı da gözetilmelidir.
Çekişmeli taşınmazın bu ek rapor ve krokide (B2) harfi ile tanımlanan 6138.88 m2’lik bölümünün ise zeytincilik parselleri kapsamı dışında, orman sayılmayan yerlerden olduğu ve 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi koşullarının davacılar yararına oluştuğu anlaşıldığından bu bölümün ise davacılar adına tescili gereklidir. Değinilen yönler gözetilmeksizin kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar, Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılar ve Orman Yönetimine iadesine 29.12.2009 günü oybirliği ile karar verildi.