YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14047
KARAR NO : 2009/15716
KARAR TARİHİ : 26.10.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalılardan … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 107 ada 178 parsel sayılı 9992.28 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, zeytinlik niteliği ile belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiş; Orman Yönetimi orman olduğu iddiasıyla dava açmış; mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 3323.08 m2’lik bölümünün orman niteliği ile Hazine, (B) harfi ile gösterilen 6669.20 m2’lik bölümünün davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davacı … Yönetimi ve davalı gerçek kişiler tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28/03/2006 … ve 2005/14747- 2006/4554 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında “çekişmeli parselin bulunduğu yerde 1966 yılında orman kadastrosunun yapılıp kesinleştiği ve 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile arazi kadastrosunun ise 2002-2004 yılları arasında yapıldığının anlaşıldığı, 1966 yılına ait orman kadastro tutanakları getirtilmişse de aplikasyon ve 2/B uygulamasına ait tutanakların getirtilmediği, aplikasyon işleminin … bir kadastro işlemi olmayıp, kesinleşen orman kadastrosunda yazılı orman sınır noktalarının yenilenmesi, başka anlatımla güncelleştirilmesinden ibaret olduğu, 1965 yılı orman kadastro tutanaklarında bazı orman sınır noktalarının sabit tepelerde bulunan nirengi noktalarına, bazılarının … ve yolların kesiştiği yerlere, bazılarının sabit kayalara, bazılarının mezarlık kenarına konduğu ve bu yerlerde bulunan kişilere ait tarlaların o tarihteki sınırlarının takip edilerek orman sınırları belirlendiği, orman kadastrosunun kesinleşmesinden yıllar sonra bu yerde arazi kadastrosunun yapıldığı ve orman kadastro tutanaklarında ismi yazılı kişi tarlalarının o kişi ya da mirasçısı veya o kişiden satın alan kişiler adına tespit edildiğinin anlaşıldığı, orman bilirkişisince orman kadastrosu ve aplikasyon tutanakları gerektiği gibi uygulanıp, denetlenmeden haritalar uygulanmak suretiyle çekişmeli parselin konumu gösterilmişse de, yapılan uygulamanın 1965 orman kadastro haritasına dahi uygun olmadığı, orman kadastro haritasında çoğunlukla yuvarlak hatlarla gösterilen yerlerin bilirkişilerce düz ve keskin hatlarla gösterildiği ya da tam tersinin yapıldığı, orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon harita ve tutanaklarının birbiri ile çelişmesi halinde orman kadastro haritası ve aplikasyon haritalarına değil, ilk orman kadastrosuna ait tutanaklarda tarif edilen orman sınır noktaları ve tutanaklarda yazılı sınırlara değer verilerek orman sınırlarının belirlenmesinin gerektiği, birbirine yakın olan ve aynı orman tahdit sınır hattını ilgilendiren bir çok parselin aynı iddia ile dava konusu edildiği, bu konuda mahkemede pek çok dava dosyası bulunduğu anlaşıldığından, birbirine komşu ya da yakın komşu olan parsellere ait dava dosyaları gruplandırılarak bu dava dosyalarının birinde 1965 orman kadastrosunun yapımında esas alınan orman tahdit sınır nokta ve hatlarının işlenmiş olduğu, … fotoğrafları ve memleket haritalarının renkli örnekleri ile aplikasyon harita ve tutanakları Orman Yönetiminden getirtildikten sonra, serbest orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılarak 1965 yılı orman kadastro tutanaklarında, keza daha sonra yapılan aplikasyon tutanaklarında sözü edilen tepelerdeki nirengi noktaları, … ve yolların kesişme noktaları, mevki isimleri, bu tutanaklarda tarif edilen kişilere ait tarlaların o tarihteki sınırları ve bu tarlaların birleştiği köşe noktalarının yerel bilirkişi aracılığıyla saptanması ve tutanakta isimleri yazılı kişilere ait tarlaların arazi kadastrosunda kim ya da kimler adına, kaç numaralı parsel olarak tespit edildiği de belirlenerek, o parsellere ait tutanak örnekleri getirtilip bilirkişi sözlerinin denetlenmesi; 1965 yılına ait orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin harita ve tutanaklar ile arazi kadastro paftaları 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılacak orman kadastrosu ve aynı yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki yönetmelik ve bu yönetmeliğin 54. maddesine göre çıkarılan teknik izahnamede tarif edilen yöntemle değişik açı ve uzaklıktaki en az 15-20 adet orman sınır noktasını gösterir şekilde çekişmeli parsele ve bu parselin geniş çevresine uygulanması; zeminde bulunmayan orman sınır noktalarının bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi ismi ile açı ve mesafelere göre birer birer bulunup yerlerinin arazi kadastro paftası üzerinde işaretlenmesi; uygulamalarda 1965 yılında orman kadastrosunun tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ile memleket haritalarından da yararlanılması; böylece çekişmeli parselin konumunun 1965 orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde uygulaması harita ve tutanaklarına göre belirlenmesi; bu haritalar aynı ölçekte birleştirilerek her bir uygulamanın (orman kadastrosu ile aplikasyon ve 2/B uygulamaları) farklı renkte kalemlerle gösterilmesi, aynı ya da yakın hatlarda bulunan dava konusu parseller aynı harita üzerine işlenerek müşterek imzalı rapor ve krokinin alınması, ilk orman kadastro harita ve tutanaklarının, aplikasyon, 2/B madde harita ve tutanakları ile çelişkili olduğunun belirlenmesi halinde, tutanakların düzenlenmesinde esas alınan … fotoğrafları ve memleket haritası ile desteklenen ilk orman kadastro tutanaklarındaki sınırlara değer verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 5142.70 m2’lik bölümünün orman niteliği ile Hazine adına, (B) harfi ile gösterilen 4849.58 m2’sinin tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; bu karar davacı … Yönetimi ve davalılardan Muharren İnardı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 28.10.1966 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Raporu hükme esas alınan bilirkişilerce taşınmazın konumu yöreye ait … fotoğrafı üzeride yöntemince gösterilmiştir. Buna göre çekişmeli taşınmazı ilgilendiren 107- 108 orman sınır hattı taşınmazın kuzeyden güneye doğru uzanan bir hatla ikiye bölmektedir. Oysa harita mühendisi … … tarafından düzenlenen krokide bu hat doğudan batıya doğru ilerler bir biçimde gösterilmiş ve bu kroki esas alınarak hüküm kurulmuştur.
Yörede ilk orman kadastrosu 1965 yılında seri usulle ve yöreye ait … fotoğraflarından yararlanılmak suretiyle yapılmıştır. Bilirkişilerin açıkladığı ve mahkemenin de kabulünde olduğu üzere bu yöntemle yapılan orman kadastrosunda orman tahdit nokta ve hatları … fotoğraflarına işlenmekte ve detay tarifleri günlük olarak düzenlenen tutanaklara yazılmaktadır. Arazi çalışmaları bitirildikten sonra … fotoğrafları stereomikrometre – SGM4 aletiyle değerlendirilip orman sınır nokta ve hatları 1/10 000 ölçekli haritalar üzerine aktarılarak orman tahdit haritaları oluşturulmaktadır.
2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar birlikte değerlendirildiğinde orman kadastrosuna esas alınan … fotoğrafları ile memleket haritaları ile desteklenen orman kadastro tutanaklarındaki anlatımlara değer verilerek uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. Tutanaktaki anlatımlardan orman sınır hattının kişilere ait … alanları ile ormanın o günkü doğal sınırlarının esas alınarak orman sınırlarının belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu sınırın belirlenmesinde en doğru yol gösterici ise yine o tarihteki … fotoğrafına yansıyan orman ve … alanlarının görüntüleridir.
Yukarıda belirtildiği gibi … fotoğrafına işlenmiş olan orman sınır nokta ve hatlarının esas alınarak uyuşmazlığın çözülmesi gereklidir. Bu nedenle bilirkişilerden sözü edilen … fotoğrafına göre taşınmazın orman sınırları içinde ve dışında kalan bölümlerini gösterir infaza elverişli ek rapor ve kroki alınmalı ve bu ek rapor doğrultusunda oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ve araştırma sonucu kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ile davalılardan …’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 26/10/2009 günü oybirliği ile karar verildi.