Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/14065 E. 2009/14104 K. 05.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14065
KARAR NO : 2009/14104
KARAR TARİHİ : 05.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda … ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 10.06.2009 … ve 2009/6363-9590 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde Hazine vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre müvekkili adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen 1.820,24 m2 yüzölçümlü taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle Dairece onanmıştır. Bu kez, davalı Hazine vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1948 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1981 yılında 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1964 yılında yapılmış ve sonuçları 19.09.1964 – 19.10.1964 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir.
Mahkemece davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; bilirkişler tarafından düzenlenen kroki ile orman kadastro haritası çelişkili olduğu gibi, memleket haritası ile kadastro paftası örnekleri çakıştırılarak taşınmazın konumu gösterilmediği, yine 1980’li yıllara ait hava fotoğrafları ve memleket haritaları getirtilerek uygulanıp, bu belgelerde dava konusu parselin konumunun ve niteliğinin gösterilmediği, zilyetlik konusunda beyanda bulunan bilirkişi ve tanık beyanlarının doğruluğunun bu resmi belgelerle denetlenmediği, taşınmazın üzerinde yüksek gerilim hattı geçtiği halde, ilgili evraklar getirtilmediği ve yüksek gerilim hattı hangi idareye ait ise o idarenin davaya dahil edilmediği anlaşılmaktadır. Eksik araştırma ve incelemeye, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenlerle; öncelikle, yüksek gerilim hattına ilişkin irtifak hakkı evrakları da dahil tüm evraklar ve haritaların ilgili yerden istenerek yüksek gerilim hattı hangi idareye ait ise o idare davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalı, mahkemece bundan sonra kesinleşmiş tahdit tutanak ve haritaları, en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile 1980’li yıllara ait hava fotoğrafları, bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritası, komşu parsel tutanakları ile dayanağı vergi kayıtları, yine 90 ile 95 nolu vergi kayıtları ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte bu belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle bu belgelerde taşınmazın niteliğinin ne olarak görüldüğü belirlenmeli, kesinleşmiş tahdit haritası ve kadastro paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, yine kadastro paftası ile memleket haritası ölçekleri denkleştirilerek taşınmazın konumunu hava fotoğrafları ve orijinal renkli memleket haritası üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, taşınmazın eski ve yeni tarihli belgelerdeki bitki örtüsünü, gerçek eğim durumunu, toprak yapısını, çevresini, aktüel durumunu gösterir ayrıntılı krokili rapor alınmalı, komşu parsel tutanak ve dayanakları uygulanmalı, 90 ile 95 nolu vergi kayıtları uygulanarak taşınmazın ne olarak gösterildiği belirlenmelidir. Bitişikteki fundalık olarak tespit dışı bırakılan ve taşınmazla aynı konumda bulunan taşınmazların orman olarak gösterildiği üzerinde durulmalı, orman tahdidi seri bazda yapılmış ise seri dışında kalan bölüm yönünden kesinleşmiş bir orman kadastrosundan söz edilemeyeceği, orman kadastrosu seri bazda yapılmamış olsa dahi 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. Maddesi ile Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/h-j maddesi ve ikinci parağrafı gereğince öncesi orman olan yerlerin komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı gözetilmeli, taşınmazın üzerinden yüksek gerilim hattı geçtiğinden, irtifak hakkı ile ilgili evraklar da dahil getirtilecek tüm evraklar ve haritası uygulanmalı, taşınmazın konumu ile yüksek gerilim hattının hangi tarihte geçirildiği ve zilyet olarak gösterilen olup olmadığı belirlenmeli, taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak taşınmazın başında dinlenecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından sorulmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece anılan yönler gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsiz olup Dairece hükmün onanması maddi yanılgı niteliğindedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairenin 10.06.2009 … 2009/6363-9590 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 02.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.