Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/1442 E. 2009/4620 K. 19.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1442
KARAR NO : 2009/4620
KARAR TARİHİ : 19.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil, haciz şerhlerinin silinmesi ve el atmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu – Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanlığı, Tapu Kadastro 4. Bölge Müdürlüğüne izafeten Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … 326 parsel sayılı 50.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Aralık 1953 tarih 19 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak zeytinlik, kestanelik, çınarlık ve tarla nitelikleri ile … … ve … … adlarına tespit ve tescil edilmiştir. Daha sonra 1424 ila 1432, 2360, 2362, 2365, 2366, 2368, 2370, 2372, 2376, 2380 ve dava dışı parsellere ifraz edilmiştir. 2859 sayılı yasa uyarınca yapılan yenileme kadastrosu üzerine sırasıyla 164 ada 45 ila 54, 57, 59, 61, 63, 65, 67, 152 ada 11 ve 14 parsel numaralarını alan taşınmazlar Rota Denizcilik A.Ş adına tapuda kayıtlı olup beyanlar hanesinde … Belediye Başkanlığı, Tapu Kadastro 4. Bölge Müdürlüğü, Mal Müdürlüğü, … İflas Müdürlüğü ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanlığı yararına haciz şerhleri ile orman ve 2/B şerhleri bulunmaktadır. Davacı …; çekişmeli 1424 ila 1432, 2360, 2362, 2365, 2366, 2368, 2370, 2372, 2376, 2380 parsel sayılı taşınmazların kesinleşen tahdit haritası içinde kaldığından tapu kayıtlarının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine, davalıların el atmalarının önlenmesine, beyanlar hanesindeki haciz şerhlerinin silinmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptal edilerek orman niteliği ile hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş hüküm davalılardan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu – Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanlığı, Tapu Kadastro 4. Bölge Müdürlüğüne izafeten Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali tescil, haciz şerhlerinin silinmesi ve el atmanın önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1944 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1962 yılında genel arazi kadastrosu, 21.09.1982 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 25.07.1990 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman tahdidinde … Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığına, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılmadığına, bir an için makiye ayrıldığı düşünülse çekişmeli taşınmaza ilişkin makiye ayırmadan sonra özel yasalar uyarınca oluşturulan tapu kaydı bulunmadığına, kaldı ki; taşınmazın eğiminin % 15-25 eğimli olduğu, üzerinde halen meşe, kocayemiş vb. maki bitki örtüsü bulunduğu, orman ve … muhafaza karakteri taşıdığı, koruma makisi niteliğinde olduğu anlaşıldığına, 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendinin karşı kavramından funda veya makiliklerle örtülü orman ve … muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılacağına, bilimsel olarak da % 12’den fazla eğimli makilik sahaların orman ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle muhafaza (koruma) makisi yani orman sayılması gerektiğine, bu nitelikteki taşınmazların 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılamayacağına, ayrılmış olsa bile yasal dayanağı bulunmadığından yok hükmünde sayılacağına, orman niteliğini koruyan muhafaza (koruma) makilik alanlarda 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının ve H.G.K.nun Y.K.Dnin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararının uygulama yerinin bulunmadığına, taşınmazlar daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalılara hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kayıtlarının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, belirlenerek kayıtların iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davanın kabulü yolunda kurulan hükümde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesinde Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulu yararına haciz veya ipotek şerhi bulunmadığı halde harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tüm davalılardan alınmasına karar verilmesi doğru değil ise de, bu durum hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.Bu sebeple hükmün 3, 4 ve 5. fıkralarında yer alan “davalılardan” sözcüğünün önüne “Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu dışındaki” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 19/03/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.