Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/14666 E. 2009/17428 K. 24.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14666
KARAR NO : 2009/17428
KARAR TARİHİ : 24.11.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında dava konusu …, 107 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ev,depo,su deposu,havuz ve bahçe niteliğinde davalı adına tespit edilmiştir. Davacı … YÖNETİMİ, dava konusu yerin 1960 yılındaki demirbaş defterinde Orman Genel Müdürlüğüne ait taşınmaz olarak kayıtlı bulunduğunu, üzerine … Orman İşletme Şefliği Cihanbey Toplu Koruma Merkez Binası yapıldığını ve halen bu şekilde kullanıldığını ileri sürerek orman genel müdürlüğü adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın REDDİNE, dava konusu taşınmazın TESPİT GİBİ DAVALI adına tesciline,karar verilmiş hüküm davacı … Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde; “tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan taşınmaz malı çekişmesiz aralıksız en az 20 yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle, bilirkişi ve yahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir” yine aynı yasanın 16/A maddesinde “Kamu hizmetinde kullanılan bütçelerinde ayrılan, ödenek veya yardımlarla yapılan resmi bina ve tesisler… kayıt, belge veya özel yasalarına göre Hazine, kamu kurum ve kuruluşları, il, belediye, köy veya mahalli idare birlikleri tüzelkişiliği adlarına tespit olunur” hükümleri mevcuttur.
Yine, 4721 Sayılı Medeni Yasanın 713.maddesinde de “…Tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır… Davalılar ve itiraz edenler aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler.” hükmü bulunmaktadır. 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde tüzel veya gerçek kişiler arasında bir ayırım yapılmadığı gibi, 4721 Sayılı Medeni Yasanın 713/6. maddesinde açıkça tescil davasında davalı konumunda olan, Hazine ve ilgili kamu tüzel kişilerinin dava konusu taşınmazın adlarına tescilini isteyebilecekleri ifade edilmiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 03.10.1975 gün ve 8440-9945 ve 12.02.1993 ve 629/1257 ve 17. Hukuk Dairesinin 26.02.1993 gün, 1992/14687-1928 ve Hukuk Genel Kurulunun 22.01.1986 gün 1-4/5 sayılı kararlarında belirtildiği, köytüzelkişiliğinin kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmz edinebileceği gibi, 8. Hukuk Dairesinin 25.04.2000 gün 5634/6777 ve 25.01.2005 gün 8/373 ve 30.03.2006 gün 1157/1803 ve 20. Hukuk Dairesinin 07.12.1994 gün 1993/12880-15058 ve 12.06.2008 gün 2008/5286-8712 sayılı kararlarında Orman Genel Müdürlüğü, Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki 3234 Sayılı Yasa gereğince, katma bütçeli ve tüzel kişiliğe sahip bir kamu kuruluş olması nedeniyle Orman Genel Müdürlüğü de kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinebileceği kabul edilmiştir.
O halde; mahkemece, Orman Genel Müdürlüğünün kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak taşınmaz edinemeyeceğine ilişkin yasalarımızda bir hüküm bulunmadığı gibi, 3402 Sayılı Yasanın 16/A fıkrasında kamu hizmetinde kullanılan, bütçelerinde ayrılan ödenek veya yardımlarla yapılan resmi bina ve tesislerin ilgili kamu kurum ve kuruluşları adlarına tespit olunacağının belirtildiği, yine; 4721 Sayılı Yasanın 713/6. maddesi uyarınca tescil davasında davalı konumunda olan kamu tüzel kişiliklerinin de (Orman Genel Müdürlüğü, köy tüzelkişiliği gibi) karşı dava yolu ile dava konusu taşınmazın tescilini isteyebileceği, dava konusu taşınmazın 1960 yılından beri Orman Genel Müdürlüğüne ait demirbaş defterinde kayıtlı olduğu gözönünde bulundurulduğunda, kuruluş yasasına göre bir kamu tüzelkişiliği olan Orman Genel Müdürlüğünün kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının, yararına gerçekleşmesi ile taşınmaz edinebilir. O halde; işin esasına girilerek tüm deliller toplanıp ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 24/11/2009 günü oybirliği ile karar verildi.