YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1467
KARAR NO : 2009/4637
KARAR TARİHİ : 19.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 545 parsel sayılı 8.880 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 285 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ¼’… pay itibariyle … ve … …, … …ve … … kızı … adına tespit edilmiş, … ve … …’un payları satış yoluyla … …’e geçmiştir. Davacı Hazine, tapu maliklerini taraf göstererek 545 parsel sayılı taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı iddiası ile dava açmıştır. Davanın devamı sırasında tapu maliklerinden … …’ün dava tarihinden önce … olduğunun tespiti üzerine Maliye Bakanlığı ile … ve Orman Bakanlığı; … …mirasçılarını taraf göstererek aynı iddia ile dava açmışlardır. Hazine, tapu maliklerinden … … kızı … aleyhine açtığı davayı atiye terk etmiştir. Mahkemece dava dosyaları birleştirildikten sonra … … kızı … aleyhine açılan davanın atiye terk edilmesine, dava konusu taşınmazın … bilirkişi tarafından düzenlenen ek krokili raporda (C) ile işaretlenen 2.349,266 m2 yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptal edilerek ¾ payının 2/B niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, ¼ payının … … kızı … üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalılardan … … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1945 yılında yapılan orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükmüne göre makiye ayırma işlemi, 1958 yılında arazi kadastrosu, 1979 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre ilk tahdidin aplikasyonu ve 2. madde uygulaması ile 1993-1995 yılları arasında 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan 2/B uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın (C ve D) ile işaretlenen bölümlerinin 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman tahdidinde … Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığına, 1950 yılında 5653 sayılı yasa hükümlerine göre makiye ayrıldığına, makiye ayırma işleminin 24.12.1962 tarihli rapor ile iptal edildiğine, (C) ile işaretlenen bölümünün 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığına, makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği Y.İ.B.B.K.’nın 22.03.1996 gün 5-11 sayılı ve H.G.K.’nun Y.K.D’nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararı ile kabul edildiğine, çekişmeli taşınmaza ilişkin makiye ayırmadan sonra özel yasalar uyarınca oluşturulan tapu kaydı bulunmadığına, kaldı ki taşınmazın % 30 eğimli olduğuna, orman ve … muhafaza karakteri taşıdığı, güney tarafında meşe, arbutus ve akçakesme vb.
orman bitki örtüsü bulunduğu anlaşıldığına, 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendinin karşı kavramından funda veya makiliklerle örtülü orman ve … muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılacağına, bilimsel olarak da % 12’den fazla eğimli makilik sahaların orman ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle muhafaza (koruma) makisi yani orman sayılması gerektiğine, bu nitelikteki taşınmazların 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılamayacağına, ayrılmış olsa bile yasal dayanağı bulunmadığından yok hükmünde sayılacağına, orman niteliğini koruyan muhafaza (koruma) makilik alanlarda 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının ve H.G.K.nun Y.K.Dnin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararının uygulama yerinin bulunmadığına, … …’in tutunduğu Yalova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/384-725 sayılı kararının çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesindeki orman şerhinin silinmesine yönelik olup, her iki davanın tarafları ve konusu aynı olmakla birlikte dava sebepleri farklı olduğundan H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi uyarınca kesin hüküm oluşturmayacağına, kaldı ki Yalova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/384-725 sayılı kararına ait Dairenin 19.03.2002 gün 2002/182-2455 sayılı onama kararında “davanın şerhe yönelik olup Hazine tarafından her zaman tapu iptali davası açılabileceği” belirtilmiş olduğuna, çekişmeli taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde olduğu halde arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan hata ile ikinci kadastro yapıp yolsuz olarak sicil oluşturmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddesi hükmüne göre ikinci kadastronun bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026 (E.MY’nın 934. İsviçre M.Y. 976) maddesi gereğince tapunun hiçbir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. Maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan bir sicil kaydının davalıya hiçbir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp , mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran açıklayıcı (ihzari) başka bir anlatımla sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda TMY’nın 1023. (E.MY’nın 931.İsviçre M.Y. 974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanmayacağı belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 19/03/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.