YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14673
KARAR NO : 2009/17422
KARAR TARİHİ : 24.11.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, … Mevkii 120 ada 20 parsel sayılı 8694,29 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle davalı adına tespit edilmiştir.
Davacı … YÖNETİMİ, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek orman niteliğinde hazine adına tescili istemiyle dava açmış ,Hazine 05/07/2007 tarihli dilekçe ile dava konusu yere ilişkin 6831 sayılı yasaya muhalefet suçundan Vezirköprü Sulh Ceza Mahkemesinin kararı ile davalının cezalandırılmasına karar verildiği ve orman sayılan yerlerden olduğundan zilyetlikle kazanılamayacağı iddiasıyla davaya katılmıştır.
Mahkemece, 24/07/2007 gün ve 2007/59-2007/91 sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı … Yönetimi ve katılan Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17/01/2008 gün ve 2007/15474- 2008/374 sayılı kararı ile “Mahkemece çekişmeli taşınmazların 1950 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli olmadığı,mahkemece yapılan uygulamada uzman orman ve ziraat mühendisi bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazların % 25 – 30 eğimde, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarından oluşan resmi belgelerde (A) ile gösterilen 5919,20 m2’lik kısmının orman sayılan yerlerden olduğu bildirildiği,orman kadastro ekiplerinin, orman tahdit sınırlarının belirlenmesi sırasında memleket haritası ve hava fotoğraflarını esas alarak çalışma yaptığı,memleket haritası ile orman kadastro haritasının çakıştırılmasında tahdit haritasının memleket haritasına uyumlu olmadığı gibi tahdit haritasındaki 7293 ila 7294 numaralı orman sınır noktalarını gösteren hat ile bilirkişiler tarafından düzenlenen krokide aynı noktaları birleştiren hat arasında da çelişki olduğunun görüldüğü,orman kadastrosunun yapılmasında esas alınan hava fotoğrafları, memleket haritası ve orman tahdit tutanaklarında geçen sınır yerlerinin yerel bilirkişiler yardımı ile saptanması ve Teknik İzahnamede belirlenen yöntemle hava fotoğraflarıyla desteklenen sınırları esas alınarak orman kadastro haritasının uygulanması gerektiği,ayrıca, Hazine davaya katılarak taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğunu iddia ettiğine göre, kesinleşen orman kadastro haritasına bağlı kalmadan taşınmazın zilyetlikle kazanılacak yerlerden olup olmadığının ve tespit gününe kadar da davalılar yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığının da araştırılması gerektiği halde,mahkemece bu konuda herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadığı,bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılması, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmesi, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanması, Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmesi,taşınmazın tamamen veya kısmen kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığının belirlenmesi halinde, bu kez; taraflardan zilyetlik tanıklarını bildirmeleri istenilip ve taşınmazın tespit tarihinden yirmi yıl öncesine ait (1980’li ve 1990’lı yıllara ait) ilgili yerlerden getirtilecek; hava fotoğrafları ile memleket haritaları çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın 1980’li ve 1990’lı yıllardaki hava fotoğrafları ile memleket haritasında ne şekilde nitelendirildiği belirlenmesi, memleket haritaları ile hava fotoğraflarının kişisel düşüncelerle yok sayılamayacağı veya bu belgelerdeki bulguların bir tarafa itilmesinin kabul edilemeyeceği, hava fotoğrafları ve memleket haritalarının düzenlendiği tarihlere göre gerçeğin ifadesi olduğu, taşınmazların bu günkü fiili durumlarının önemli olmayıp, orman bitki örtüsünün tahrip edilmiş olmasının bu yerlerin orman niteliğinden çıkarmayacağı, bu belgelere ters düşen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına değer verilemeyeceği göz önünde bulundurularak taşınmazların öncesinin ne olduğu, kimlerden kime kaldığı, ne zamandan beri nasıl zilyet edildiği ve zilyetliğin ekonomik amaca uygun olup olmadığı, yerel bilirkişi ve tarafların gösterdiği tanıklardan ayrıntıları ile maddi olaylara dayalı olarak sorulması, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki şartlar araştırılmalı, Ziraat Mühendisi tarafından düzenlenen raporla birlikte tüm deliller değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir
Mahkemece bozmaya uyularak davanın KISMEN KABULÜNE, … Köyü, 120 ada 20 parsel sayılı taşınmazın fen ve orman bilirkişilerinin krokisinde (A) ile işaretli 5919,26 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman niteliği ile Hazine adına TESCİLİNE, (B) ile işaretli 2775,03 m2 yüzölçümündeki bölümünün tarla niteliği ile … adına TESCİLİNE, karar verilmiş, hüküm davacı … YÖNETİMİ tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkidir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1949 yılında askı ilanına çıkartılıp, 22.01.1950 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 24/11/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.