Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/14806 E. 2009/16685 K. 13.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14806
KARAR NO : 2009/16685
KARAR TARİHİ : 13.11.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı OrmanYönetimi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı, dava dilekçesi ile … Köyünde 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik hükümleri gereğince orman sınırlama çalışmalarının yapıldığını, bu çalışmalar sırasında 304, 305 ve 306 ada sayılı taşınmazların orman noktaları dışında bırakıldığını, oysa; buraların 6831 Sayılı Yasaya göre orman sayılan yerlerden olduğunu bildirerek 304, 305 ve 306 ada sayılı taşınmazların orman sınır noktaları dışında bırakılan kısmının orman vasfı ile Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir. Mahkemece; dava konusu yerlerin yapılan kısmi kadastro çalışmaları dışında kaldığı, belirtilen ada numaralarının muhtemel numaralar olduğu, kadastro tutanağı düzenlenmediğinden konusuz kalması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından esasa yönelik ve davalı Hazine tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kısmi ilan süresi içerisinde açılan orman kadastrosuna itiraz davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı yasanın 5304 sayılı yasayla değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına göre mahkemenin değerlendirmesi yerinde değildir.
Şöyle ki; 3402 Sayılı Yasanın 26/4. maddesi hükmüne göre “kadastro mahkemesinin yetkisi (görevi) her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar”. Ancak, aynı Yasanın 22.02.2005 gün ve 5304 Sayılı Yasa ile 4/3. maddesi değiştirilerek “Çalışma alanında orman bulunması ve 6831 Sayılı Orman Yasasına göre orman kadastrosuna başlanılmamış olması halinde, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti kadastro ekibi tarafından yapılır” hükmü yürürlüğe konulmuştur. Yasanın değişik bu hükmü, 6831 Sayılı Orman Yasasının “Devlet Ormanları ve orman kadastrosu” başlığını taşıyan 7/1. maddesine paralel bir hükümdür. Yine, aynı yasanın değişik 4/5. maddesinde “Çalışma alanındaki ormanların bu ekipçe sınırlandırma ve tespitleri yapılarak otuz günlük kısmi ilanı alınır. Bu alanlarda orman kadastrosu yapılmış sayılır.” ve 11/1. maddesinde, “Kadastro Müdürü, kadastro tutanaklarına göre yapılan tesbitlere dayanarak, askı cetvellerini düzenler, bu cetvelleri ve pafta örneklerini 30 gün ilan ettirir, itirazı olanların ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabileceklerini belirtir” 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Orman Yasasının 11/1. maddesinde, “… tutanak ve kararlara karşı askı tarihinden itibaren altı ay içinde kadastro mahkemelerine …. müracaatla SINIRLAMAYA ve bu Yasanın 2’nci maddesine göre ORMAN SINIRLARI DIŞINA ÇIKARMA işlemlerine Orman Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğü ile hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler itiraz edebilir. Bu müddet içinde itiraz olmaz ise komisyon kararları kesinleşir” hükümleri mevcuttur.
Bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinde şu sonuçlara ulaşılmaktadır:
3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi gereğince yapılan orman kadastrosunda;
a) Aslında orman olan bir yer orman sayılmayarak (tespit tutanağı düzenlenmeyerek) orman parseli sınırlarının dışında bırakılmışsa, yapılan işlem 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesinin 3. ve 5. fıkraları ile 6831 Sayılı Yasanın 15.01.2009 gün ve 5831 Sayılı Yasa ile değişik 7. maddesi gereğince orman kadastro işlemi olduğundan ve 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda bir kısım yerler orman kadastro harita ve tutanakları dışında bırakılarak orman sayılmaması halinde, Orman Yönetimi aynı yasanın 11/1. maddesi gereğince altı aylık ilan süresi içinde o yerin orman sınırları içine alınması için kadastro mahkemesinde dava açma olanağı bulunduğu gibi, 3402 Sayılı Yasanın 4/3. maddesi hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda da kısmi ilan süresi içinde, Orman Yönetimi ya da Hazine tarafından kısmi ilanın yapıldığı tarihte kadastro tespit tutanağı düzenlenmeyen yer hakkında orman kadastrosuna itiraz davası açılabilir. Sonradan kültür arazilerinin kadastrosu yapılırken bu yer ile ilgili malik hanesi açık bırakılarak tespit tutanağı düzenlenip kadastro mahkemesine gönderileceğinden mahkemece, tespit tutanağı, dava dosyası ile birleştirilerek davaya devam edilip orman kadastrosuna itiraz davasının karara bağlanması gerekir. (Yönetmelik md. 17/2 dokuzuncu paragraf).
b) Yine, aslında orman olan bir yer, orman sayılmayarak orman parseli içine alınmamış ve tespit tutanağı düzenlenmemişse Orman Yönetimi ve Hazine kısmi ilan tarihinden önce 3402 Sayılı Yasanın 7/4. maddesi gereğince tespit tutanağı düzenlenmesini isteyebilir. Bu halde; kadastro ekibi o yer hakkında tespit tutanağı düzenlemek zorundadır. Kısmi ilan süresi içinde itiraz edilip tutanak düzenlettirilmemişse, daha sonra kültür arazilerinin kadastrosu yapılırken yine tutanak düzenlenebilir; herhangi bir nedenle tespit tutanağı düzenlenmemişse, yukarıda (a) bendinde açıklandığı gibi yapılan işlem orman kadastrosu olduğundan ve 6831 Sayılı Orman Yasası ile 3402 Sayılı Kadastro Yasası birlikte ve iç içe uygulandığından 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde olduğu gibi, Orman Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğü, orman kadastro sınırları dışında (tespit harici) bırakılan taşınmazlar hakkında yine askı ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabilir. Bu durumda; mahkemece dava görev yönünden ret edilmeyip taraf delilleri toplanıp davanın esası ile ilgili hüküm kurulması gerekir.
c) Orman parsellerinin kısmi ilana çıkartıldığı tarihte, orman sınırları dışında bırakılan ancak daha sonra kültür arazisi olarak tespit tutanağı düzenlenip askı ilanına çıkartılan parseller hakkında, Orman Yönetimi yada Hazine tarafından askı ilan süresi içinde yine orman savıyla kadastro mahkemesinde dava açılabileceği gibi başkaları tarafından açılmış davaya 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi gereğince asli müdahil olarak katılıp orman iddiasında bulunabilir.
Bu nedenle Orman Yönetimi tarafından temyize konu orman kadastrosuna itiraz davası 3402 Sayılı Yasanın 11/1 ve 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddeleri uyarınca, kadastro mahkemesinde askı ilan süresi içinde açılıp taşınmazın orman sınırı içine alınmak suretiyle orman sınırının düzeltilmesi istendiğine ve 3402 Sayılı Yasanın 26. maddesi kadastro mahkemelerinin sadece arazi kadastrosu işleriyle ilgili olarak zaman bakımından görev ve yetkisini belirlemiş olduğuna göre, yukarıda açıklanan ilkeler gözönünde bulundurularak Orman Yönetiminin davasının esası incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken kadastro tutanağı düzenlenmediğinden konusuz kalması nedeniyle davanın reddine kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre Hazinenin vekalet ücretine yönelik temyiz incelemesine şimdilik yer olmadığına 13.11.2009 günü oybirliği ile karar verildi.