YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15341
KARAR NO : 2009/18728
KARAR TARİHİ : 15.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği YÜREĞİR İlçesi, BAYRAMHACILI Köyünde bulunan arazi kadastrosunda tespit harici bırakılan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu ileri sürerek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10/02/2000 gün ve 2000/735-1075 sayılı bozma kararı ile “Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede genel kadastro tesbitleri 1954 yılında yapıldığı ve çekişmeli yerin tapulama dışı bırakıldığı,davacının, taşınmazı 1966 yılından beri tarla olarak kullanıldığını iddia ettiği ve zirai bilirkişinin de 1968’de imar-ihyanın tamamlandığını beyan etmişse de, dosyada yer alan iki ayrı uzman orman bilirkişi ve üç uzman orman bilirkişi kurulu raporuna göre çekişmeli taşınmazın 1974 tarihli … fotoğrafı ile 1976 tarihli memleket haritalarında çalılık olarak göründüğü, resmi belgeler karşısında, imar-ihyanın bu tarihten sonra … olduğunun kabulünün zorunlu olduğu, yine dosyaya getirtilen bitişik taşınmazla ilgili 93/73 Esas sayılı tescil davasında 1993 tarihli … bilirkişi krokisinde çekişmeli yerin çalılık olarak gösterildiği, ayrıca, aynı taşınmazda daha sonra yapılan inşaatta görevli davalı tanığı … …’nin, 16.04.1997 günlü keşifte 1996 yılında kendi arazilerinin yanındaki çalılık alanda hafriyat yapıldığını bildirdiği, dosyada yer alan bu kanıtlara göre, çekişmeli taşınmazın öncesinin 1974 ve 1976 yıllarına kadar çalılık olup, imar-ihyanın bu tarihten sonra başladığı, hatta 1993’de dahi çalılık olduğu anlaşıldığından, imar-ihya ve 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 15/12/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.