Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/15652 E. 2009/18105 K. 07.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15652
KARAR NO : 2009/18105
KARAR TARİHİ : 07.12.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı …, Elmaçayır Köyü 101 ada 218 ve 219 parsel sayılı 9561,83 m2 ve 968,74 m2 yüzölçümlü taşınmazların tapuda çalılık niteliği ile Hazine adına kayıtlı olduğunu, taşınmazların vergi kayıtlarının bulunduğunu ve zilyetliğinde olduğunu belirterek tapu kayıtlarının iptali ile adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece dava konusu 219 sayılı parsele ilişkin davanın reddine, 218 sayılı parsele ilişkin davanın kısmen kabulü ile 16.01.2008 tarihli bilirkişi raporunda (C) ve (D) ile gösterilen 3011,95 m2’lik bölümlerin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1980 yılında yapılıp 06.02.1981 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. 2003 yılında 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B ve aplikasyon uygulaması yapılmış, 27.02.2004 tarihinde kesinleşmiştir. Genel arazi kadastrosu işlemi 2003 yılında yapılıp, 27.02.2004 tarihinde kesinleşmiştir.
1- Davacı vekilinin dava konusu 219 sayılı parsel ile 218 sayılı parselin (A), (B) ve (E) bölümlerine ilişkin temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve davacı …’in 02.11.2007 tarihli keşif sırasında 19 sayılı parsele ilişkin davadan feragat ettiği, 218 sayılı parselin (A), (B) ve (E) bölümlerinin ise orman sayılan yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı Hazinenin dava konusu 101 ada 218 sayılı parsellerin (C) ve (D) bölümlerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın bu bölümlerinin kesinleşmiş orman sınırlarının dışında, orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanma koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Yörede 2004 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin belge ve haritaların getirtilip uygulanmamıştır. Davacı adına tescile karar verilen (C) ve (D) bölümlerinin kuzeyinde bulanan ve Sile Köyü kadastro sahasında kalan bölümün, kadastro sırasında ne gibi işlem gördüğü araştırılmamış, Sile Köyü kadastro sahasında kalan komşu bölümün paftası kenarlaştırılarak davalı taşınmaz ile arasında irtibat kurulmamıştır. Taşınmazın güney komşusu 169 nolu parsele revizyon gören 31.09.1944 tarih ve 121 sayılı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren getirtilmemiş, aynı parsele uygulanan 264, 268 ve 269 tahrir nolu vergi kayıtları uygulanmamış, davalı yeri ne olarak okudukları belirlenmemiştir.
Bu nedenle; mahkemece, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ilişkin orman kadastro haritası ile aplikasyon ve 2B haritası getirtilmeli, davacı adına tescile karar verilen (C) ve (D) bölümlerinin kuzeyinde, Sile Köyü kadastro sahasında kalan bölüme ait pafta getirildikten sonra bu paftada komşu olan taşınmazlara ait kadastro tutanak ve dayanak belgeleri ile taşınmazın güney yönden komşusu 169 nolu parsele revizyon gören 31.09.1944 tarih ve 121 sayılı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren bütün tedavülleri ile birlikte, yine aynı parsele uygulanan 264, 268 ve 269 tahrir nolu vergi kayıtları getirtilip dosya keşfe hazır hale geldikten sonra, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile
desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmelidir. Ayrıca; dava konusu taşınmazlar … parsellerle birlikte ele alınarak 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklığı olup olmadığı değerlendirilmeli, orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılamayacağı ve özel mülk olarak tescil edilemeyeceği gözönünde bulundurulmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; taşınmazın kuzeyindeki Sile Köyü kadastro sahasında kalan ve belirlenen komşu parsel tutanak ve dayanak belgeleri ile güney yönden komşu 169 nolu parsele revizyon gören 31.09.1944 tarih ve 121 sayılı tapu kaydı ve 264, 268 ve 269 tahrir nolu vergi kayıtları uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, (murisler) yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve susuz olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ : 1- Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin davalı 101 ada 219 sayılı parsel ile 218 sayılı parselin (A), (B) ve (E) bölümlerine ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE, istek halinde peşin harcın davacıya geri verilmesine,
2- Yukarıda ikinci bentte açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile dava konusu 218 sayılı parselin (C) ve (D) bölümlerine ilişkin hükmün BOZULMASINA 07/12/2009 günü oybirliği ile karar verildi.